İİK'nin 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkemenin davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği, Yasa'nın bu hükmünün emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re'sen uygulanması gerekeceği-
Para cezasına ilişkin bu hükmü emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanması gerekeceği- Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere; kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınmayacağ- Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshi sebeplerinin incelenmesi ve şikayetin esastan reddine hükmedilmesi yerinde ise de; istemin reddine karar verilmesine rağmen, temyiz eden şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olduğu-
Satış ilanının tebliğ edilmediği veya usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile ihalenin feshini sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarların ileri sürebileceği-
6102 Sayılı TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gerekeceği; aynı kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanacağı; düzenleme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmadığı; kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi için bunun belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gerekeceğinden somut olayda takip dayanağı bonoda ise tanzim yerinin olmadığı anlaşıldığından, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılacağından senedin kambiyo olmadığından bu senet yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği ve senet bedeli yönünden tazminat ve para cezasına hükmedilmesi doğru olmayacağı -
İİK.nun 277 vd.na göre açılan tasarrufun iptâli davalarından "iptâl kararı" verilmesi için, borcun doğum tarihinin, iptâle konu tasarruftan önce olması gerektiğinden, takip konusu senedin (bononun) borcun doğduğu anda düzenlenmiş olması halinde, "borcun doğduğu tarihin senedin düzenlenmesi tarihi" olarak kabulü gerekeceği, fakat davacı alacaklarının "temel borç ilişkisinin (borcun gerçek doğum tarihinin) senedin düzenlenme tarihinden önce doğduğunu" ileri sürmesi halinde, bu hususu kanıtlaması için imkan tanınması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği–
İlk Derece Mahkemesince, UYAP’a kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Üçüncü kişinin açtığı “istihkak” davasının, İİK. mad. 97/11 uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulüne tabi olduğu, dava ret ile sonuçlandığına göre peşin harcın maktu karar ve ilam harcına mahsubu ile bakiyenin davacıdan tahsili gerekeceği, mahkemece nispi karar ve ilam harcının davalıya yükletilmesinin hatalı olduğu--
İhale alıcısının şikayet sebepleri incelenmiş hatta bilirkişi raporu alınarak detaylı bir yargılama safhası gerçekleşmiş olup işin esasına girildiği, bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesinin para cezasına ilişkin değerlendirmesi yerinde olmayıp işin esasına girildiğinden, şikayetçi ihale alıcısı hakkında ihale bedelinin %10'una kadar para cezasına hükmedilmesi gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
