Ticari nitelikteki Genel Kredi Sözleşmesine dayalı davada, davalı taraf süresi içinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'na göre iş bölümü itirazında bulunduğundan, davanın Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği-
TTK. mad. 686/1 uyarınca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmünde olduğu- Bonodaki lehtar cirosunun çizilmesi nedeniyle ciro zinciri koptuğu için davalı yetkili hamil sayılamayacağından mahkemece bu bonolarla ilgili menfi tespit istemli davanın bu gerekçe ile kabulü gerektiği- HMK. mad. 225 uyarınca, yeminin konusunun ancak kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğu-
Kaçak elektrik kullanımına ilişkin menfi tespit davasında, aralarında ziraat ve elektrik mühendisi bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulunun, hesaplamanın öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre; doğru tespit edilmiş tüketim değerinin tespit edilememesi halinde kurulu güç esas alınarak yapılması, ilgili mevzuat ve Yönetmelik hükümlerine göre davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik ve kaçak ek tahakkuk bedelinin belirlenip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği-
Menfi tespit davası-
Kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, takibin iptaline-
Davanın, su tüketim bedeli miktarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu- Mahkemece, hem delil tespit raporu hem de yargılama sırasında alınan her iki bilirkişi raporunu göz önünde bulundurulmuş ve son tarihli rapor hükme esas almış ise de karar, "yargılamada alınan iki bilirkişi raporunun birbiriyle çeliştiği, çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağı" gerekçesiyle bozulmuş; Özel Daire ve Mahkeme arasındaki uyuşmazlığın da bu yönde bir eksik incelemenin varlığından söz edilip edilemeyeceği hususundan doğduğu- Mahkemenin hükme esas aldığı son tarihli rapor objektif kriterlere dayandığı gibi, somut olayın özellikleri dikkate alınarak hayatın olağan akışı çerçevesinde yapılan değerlendirme sonunda tespit raporuyla benzer sonuca ulaşıldığı anlaşıldığından yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı-
Başka bir icra mahkemesinin, tarafları ve konusu aynı olan dosyada (istihkak davasında) verdiği kararın, bu dosya bakımından da “güçlü delil” niteliğinde olacağı-
Menfi tespit istemi-
Mahkemece sadece “davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 3.kişilerin haklarını ihlal edecek şekilde karar verilemeyeceği-
Davacının kambiyo takibi nedeniyle değil çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek keşide tarihine göre zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da davacının keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesi yollaması ile 732 nci maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, davacı vekiline duruşmada delillerinin sorulduğu, davacı vekilince dosyaya yeni bir delil kazandırılmadığı, davaya konu çekten dolayı davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
