Davanın, menfi tespit davası olduğu, mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar belirlenip bu miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken olumlu tespit kararı şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ve teminat olarak verildiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerekeceği-
Mirasçıları tarafından, «mirasbırakanın düzenlediği senedin muvazaalı olduğu» iddiasıyla -senet lehtarı ve hâmili aleyhine- olumsuz tesbit davası açılabileceği–
Kooperatif ticari defterlerinin lehine delil olabilmesi için kanuna uygun olarak tutulmalarının gerektiği kooperatifin defterlerinin kapanış tasdikleri yapılmadığından sadece üye lehine olan hususlarda delil olma özelliğinin bulunduğu-
Bilirkişi ücretinin delil avansı niteliğinde bulunduğu-
'Kira ilişkisinin karşılıklı anlaşma ile feshedildiği (taşınmazın tahliye edildiği)'ne ilişkin itirazın borçlu-kiracı tarafından İİK'nun 269c maddesinde yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, kiracının kira borcundan sorumluluğunun devam edeceği
Davacının dava dilekçesinde faiz talep etmediği gözden kaçırılarak HUMK.’ nun 74. maddesine aykırı olarak istirdatına karar verilen miktara faiz yürütülerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, bu durumun hükmün bozulmasına neden olacağı-
Bonoya dayalı menfi tespit davasında; senedin rakam hanesindeki "600.000.000" ibaresinin eski TL dönemine ait olduğu veya açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının HMK uyarınca yazılı delille ispatlanması gerektiği, TTK m. 676/1 uyarınca rakam ve yazı arasındaki farkta yazıya itibar edileceği ve davacının bu iddialarını kesin delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği-
Borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği ve menfi tespit davasının, tasarrufun iptâli davasından sonra açıldığı durumlarda, menfi tespit davasının sonucunun, tasarrufun iptali davasına bakan mahkemece bekletici mesele yapılamayacağı - Bankacılık Kanunu'nda -5411 sayılı Kanunun geçici 13. maddesi uyarınca- TMSF tarafından açılan tasarrufun iptâli davalarında aciz belgesi aranması şartının ortadan kaldırılmış olduğu–
Mahkeme kararında “%40 inkar tazminatına hükmedilmesine” biçiminde bir ifadeye yer verilmişse de, bu tazminatın sorumlusunun kim olduğunun HMK 297. maddesi uyarınca kararda açıkça belirtilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
