Soyut nitelikteki bilirkişi ve tanık beyanları bir değer taşımayacağından taşınmaz üzerinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve niteliği konusunda yer ve zamana dayalı bilgiler alınması; davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesinin gerekeceği-
İş sözleşmesinin sona erme şekline göre davacıya ihbar tazminatı ödenip ödenmeyeceği, ihbar tazminatı hesabına esas hizmet süresinin belirlenmesi, ücretin miktarı, çalışma dönemlerine göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı-
Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar olmadığı, davacının iddiasını isbata yarar dosyaya sunulmuş başkaca bir delilin de bulunmaması dikkate alınarak davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi-
22. HD. 23.10.2018 T. E: 2017/14534, K: 22902-
Bir kimse doğmadan nüfusa tescil edilemeyeceğine göre, tescil tarihinden ilerdeki bir tarihte doğmuş olduğunun kabulünün olanaksız olduğu-
Uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, zamanaşımı, talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılamayacağı, fazla çalışma alacağının hesabı, davalının dava konusu alacaklardan sorumluluğu ile vekâlet ücreti ve yargılama gideri-
Davanın dayanağı olan bononun düzenleme tarihinde davalı borçluya krediler kullandırıldığı, bir kısım kredilerin kapatıldığı, bir kredi sebebi ile takibe düşüldüğü, söz konusu senedin kredilerin teminatını teşkil etmek üzere alındığının anlaşıldığı, davalı ..............'un kendi aracını satmak sureti ile dava konusu araç bedelini ödediğinin anlaşıldığı, ödemenin de banka kanalı ile yapıldığı, araç satış bedeli ile rayiç bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalı ............'un davalı borçlu şirkette iş yeri hekimi olarak çalıştığı ancak tam gün olarak çalışmadığı, kısmi ve süreli çalışmasının bulunduğu, davalı şirketin ticari faaliyetlerini normal bir şekilde sürdürdüğü bir zaman aralığında satışın yapıldığı, dava konusu tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklıya zarar vermek amaçlı yapıldığının ispatlanamadığı-
743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
