Trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi- Bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği-
Kira ilişkisinin tespiti ve çekişmenin önlenmesi istemi-
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirkete 3.919.367,09 TL borçlu olduğu, müflisin ticari defterlerine göre de müflisin davacı şirketten iflas tarihi itibariyle 5.474.406,64 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının bizzat kendi ticari defterlerine göre davalı müflis şirkete borçlu bulunduğu, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalı şirketin Eski Borçlar Kanunu 101. maddesi hükmü gereğince usulüne uygun temerrüde düşmemiş oldukları gözetilerek icra takibinden itibaren kabul edilen fatura bedeline ilişkin faize hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek takipten öncesi için işlemiş faize de karar verilmiş olmasının doğru olmadığı- İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olduğundan, takip dayanağı çek ve fatura bakımından inceleme yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
"Çekte ciro silsilesinin  kopuk olduğu, en son hamilin keşideci şirket  olduğunu ve bu kişinin önceki cirantaya ve  bankaya kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle "ihtiyati hacze itirazın kabulüne"dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacıların oğlu olan desteğin hayatını kaybetmesi sonucu davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebi-
Davalı lehine cezai şart alacağı oluşmadığı, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı- Teminat mektuplarının garanti akdi niteliğinde olduğu-
Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay bozma ilamı yanlış yorumlanarak, daha öncesinde kaldırılmasına karar verdiği, dolayısıyla hükümsüz hale gelen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacının yaptığı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Dava ve takip konusu bonoda malen kaydı bulunmakta olup, davacı senedin borçlusu, davalı lehtarı ve takip alacaklısı, davalı şirket  ise senette ve takipte bir sıfatı olmadığından, mahkemece, davalı şirket vekilinin husumet yönünden itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu- Uyuşmazlık konusu senede istinaden yapıldığı iddia olunan tüm ödemelerin takip konusu senedin tanzim tarihinden öncesine ait olduğu halde mahkemece bu ödemelerin senede yönelik olduğunun kabulünün isabetsiz olduğu-Senet tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 s. TTK. mad. 592 uyarınca, sonradan doldurulmak kaydıyla senet tanzim ve vade tarihi olarak açık senet düzenlenmesinin mümkün olduğu- Davacının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu HMK. mad. 200 uyarınca usulüne uygun yazılı delille ispat etmesi gerektiği-
Kamu görevlisi olan davalı hakkında, kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.