Kendisinden daha önce daire satın almış olan kişiye 900.000,00 TL gibi bu kişinin mali durumu ile izah edilemeyecek yüksek meblağı, herhangi bir teminat almaksızın elden borç olarak verdiği iddiasının, hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle borçlu tarafından bu senetten dolayı borçlu olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan, bu mahkemece verilen direnme kararının yerinde olduğu-
Karayolları Trafik Kanunu kapsamına giren hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, kazanın meydana geldiği yerde açılabileceği gibi, sigortacının ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği-
İcranın tehiri için taşınmaz teminat olarak gösterilebilir ise de (İİK 36), taşınmazın (taşınmazların) satışı halinde, satış bedelinin, dosya borcunu ferileri ile birlikte karşılayıp karşılamayacağı belli olmadığından, teminat olarak taşınmazın (taşınmazların) gösterilmesi halinde, bu teminatın hacizlerin kaldırılmasını sağlamayacağı-
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir...
4. HD. 13.03.2025 T. E: 2024/14814, K: 4296
4. HD. 19.06.2025 T. E: 2023/11945, K: 9606
Vergi alacağına iflâstan sonra yasal faiz yürümeye devam ederse de iflâstan sonraki faiz alacağının masaya kaydının istenemeyeceği, bu alacağın masaya para kalması halinde ödeneceği–
Bilindiği üzere usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı-
Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında, davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve belgesiz tedavi gideri istemine ilişkindir...
Davanın, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, ancak davacının kötü niyet tazminatı talebi hakkında bir karar verilmediği - Mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere davalı (M)'nin dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap ettiği, dolayısıyla icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu durumda 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacı borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekeceği -

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.