Taraflar arasında zorunlu deprem sigortası sözleşmesinin yazılı delili olan, dosya içerisinde bulunan poliçede sigorta bedelinin belirlendiği ve her bir hasarda %2 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalının muafiyet düşüldükten sonra kalan sigorta bedelinin tamamını davacıya ödediği, TTK 1461. maddesi ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları B.3.1 maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, başvurunun reddi gerektiği-
Taleple bağlılık ilkesi gereği borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği- Bononun teminat senedi olduğu gerekçesi ile takibin takibin iptali yönünde hüküm tesis etmesinin isabetsiz olduğu-
Davada hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı-
4. HD. 22.05.2023 T. E: 3153, K: 6764
İstihkak davasının kabulüne ilişkin kararların, tesbit ilâmı niteliğinde olduğundan 12.11.1979 tarih ve 1-3 sayılı İBK. uyarınca kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı- Somut olayda, istihkaka ilişkin mahkeme kararına dayanılarak menkullerle ilgili haczin kaldırılması ve menkullerin iadesi talep edildiğinden, buna ilişkin istihkak davasının kabulüne dair karar kesinleşmeden işlem yapılamayacağı-
Trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat (tedavi gideri) istemi-
6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden önce açılmış olup, bankadan alınan tüketici kredisi sebebiyle düzenlenen hayat sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemi-
Trafik kazası nedeniyle maluliyet tazminatı istemi-
Takip konusu edilen bono dolayısıyla her iki davalıya borçlu olmadığının tespitini istediği davada, kira sözleşmesine konu kiralananın tahliyesi sırasında sözleşme dışında ayrıca aynı tarihli olarak düzenlenen tahliye tutanağında, davalı kiracı, kiralananda bulunan her türlü malını aldığını kabul ettiğinden ve kira sözleşmesinin özel 2. maddesi gereği kiralananda yaptığı tadilat bedellerini isteyemeyecek olmasından dolayı davacının bu iki kalem alacak yönünden davalı kiracıya borcu olmayıp, düzenlenen bonoda sözü edilen alacaklar karşılıksız kalmış ise de, davacının davalıya taşınmazda mesul müdür olarak görev yapması için verdiği vekaletname ve davacının bu konudaki ikrarı karşısında, davacının davalı kiracıya mesul müdürlük görevi nedeniyle ücret ödemesi gerekeceği-
23.07.2008 tarihli sözleşme kapsamında verilmiş teminat senedi olduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmişse de, dilekçe ekindeki sözleşmenin tarihinin 23.07.2008 , takibe dayanak bononun keşide tarihinin ise -sözleşme tarihinden farklı olarak- 26.06.2009 olduğu, ayrıca sözleşmede teminat senedi verileceği şeklinde genel bir ifade belirtilmiş olmasına karşın miktarı ve tarihi belli bir senet yazılmadığı gibi senette de neyin teminatı olduğuna ilişkin bir kaydın da olmadığı görüldüğünden, 23.07.2008 tarihli sözleşme kapsamında verilmiş teminat senedinin, takibe konu bono olduğunun kabul edilemeyeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.