Ayni borç için borçlusu hakkında takip yapmış olan alacaklının aynı borç için mahkemeden ihtiyati haciz kararı isteyebileceği ve mahkemenin vereceği bu kararın uygulanmasına bir engel bulunmadığı–
18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince, bu iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekeceği-
Kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan alacak istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi-
Bayilik ilişkisi iddialarına dayalı tazminat davası- Mahkemece taraflar arasında bayilik sözleşmesi olup olmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiği- Taraf defterleri kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olup olmadığı hususunun bilirkişi raporu alınarak incelenmesi ve buradan varılacak sonuca göre bayilik ilişkisinin varlığına kanaat getirilirse davacının primden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
“Fonun alacaklı olduğu ve İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı" (5411 s. Bankacılık Kanunu mad. 138/4)- 5411 s. Kanunun 138/4. maddesinin alacaklı banka yönünden, 26.12.2003 tarihinden önce kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş alacaklarının tahsiline ilişkin yapılacak icra takiplerinde uygulanabileceği-
Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği-
Mahkemece davacıya tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanılmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden dava harcı ikmal ettirilerek önalım bedelinin nakten depo edilmesi için süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İlk Derece Mahkemesince ''kararın yüze karşı, tebliğden itibaren 10 gün içerisinde...'' denilmek suretiyle istinaf süresinin başlangıcı konusunda tarafları yanıltacak şekilde hüküm oluşturulduğu, borçlu vekilinin kurulan hüküm doğrultusunda kararın tebliğinden itibaren yasal 10 günlük süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumun da Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esasının incelenmesi gerekeceği-
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlamış olan icra takibine «haciz» ya da «iflas» yollarıyla devam edilemeyeceği’ne dair İsviçre Federal Mahkemesi Kararı–
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
