Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi-
İcra takibinden sonra olumsuz tespit davası açmış olan borçlunun «teminat» olarak gösterdiği teminat mektubu, «vezneye girmiş para» olarak kabul edilemeyeceğinden, alacaklının teminat mektubunun paraya çevrilmesini isteyebileceği–
İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uygun olarak ve başka bir üniversite hastanesinden ( yetkili hastaneden) oluşturulacak heyetten ( davacının yaralanması dikkate alınarak içerisinde göğüs hastalıkları konusunda uzman doktorun da bulunduğu ) gerekçeli, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine-
Sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemi- Ödeme emrinin davalı borçlu sigorta şirketine tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu bundan sonra zaman aşımını kesen işlem yapılmadığı 6762 s. TTK'nun 1268. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra itirazın iptali davası açıldığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-
Hak sahibi eşin, aile konutuyla ilgili iradi tasarruflarının TMK'nun 194. maddesi gereği diğer eşin açık rızasına bağlı olup, cebri ihalenin ise bu hükmün dışında olduğu-
Davalı devralan, 3.kişi konumunda olup İİK'nın 283/2.maddesi gereğince devrolunan taşınmazın değeri nispetinde tüm mal varlıkları ile tazminattan sorumlu olup başka bir ifadeyle takip konusu alacak miktarından sorumlu olmadığından, ihtiyati haciz karar tarihi itibariyle, henüz taşınmazın devir tarihindeki rayiç değeri belirlenmediğinden, mahkemece İİK'nın 281/2. maddesi gereğince verilen ihtiyati haciz kararının dava değeri üzerinden yatırılan teminata kaydırılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı- Kaldı ki tarafların yargılama süresi içerisinde taşınmazın devir tarihindeki değer tespitine göre teminata ve ihtiyati hacze yönelik talepte bulunabilecekleri-
Uyuşmazlık, takipli iflas istemine ilişkindir.
Senedin hangi ilişki kapsamında verildiğinin senet üzerinde yer almadığı ve ilgili bankacılık sözleşmeleri ve belgeler incelendiğinde takibe dayanak olan bononun teminat olarak verildiğine yönelik bir bilginin bulunmadığı ve alacaklı tarafından da teminat senedi iddialarının kabul edilmediği, teminat senedi olduğunun ispat edilmediği ve bono da kefil sıfatı ile atılan her imzanın aval hükmünde olduğu yine aval sıfatı ile atılan imzalar yönünden eş rızasının alınmasının gerekli olmadığı-  Kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf olmadığı görülmekle davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.