Uyuşmazlık, takipli iflas istemine ilişkindir.
Senedin hangi ilişki kapsamında verildiğinin senet üzerinde yer almadığı ve ilgili bankacılık sözleşmeleri ve belgeler incelendiğinde takibe dayanak olan bononun teminat olarak verildiğine yönelik bir bilginin bulunmadığı ve alacaklı tarafından da teminat senedi iddialarının kabul edilmediği, teminat senedi olduğunun ispat edilmediği ve bono da kefil sıfatı ile atılan her imzanın aval hükmünde olduğu yine aval sıfatı ile atılan imzalar yönünden eş rızasının alınmasının gerekli olmadığı-  Kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf olmadığı görülmekle davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğu-
Davalı sigorta şirketi nezninde devam eden uzun süreli hayat sigortası poliçesi nedeniyle sigorta şirketinde yıllık prim artışlarının düşük yapılması sebebiyle dolaylı olarak teminat bedelinin gerekenden daha az olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda eksik ödenen tazminat bedelinin tahsili, sigorta şirketince yapılan eksik tazminat ödemesi tarihindeki en son prim miktarına istinaden geçerli olan gerçek teminat bedelinden az ödeme yapılması sonucu uğranılan zararın giderilmesi, 23 senelik hayat sigortası poliçesinin ana riski olan vefat gerçekleşmeden ek teminat olan maluliyete göre haksız olarak sonlandırılması nedeniyle bu işlemden dönülerek sigortanın devamının sağlanması istemi-
«Muvazaa yoluyla şirket kurulup kurulmadığı»na ilişkin uyuşmazlığın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) çözümlenemeyeceği-
Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.
Alacaklı tarafın şikâyet başvurusuna ilişkin cevabı alınıp delilleri temin edilmeden dosya üzerinden karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması sonucunu yaratacağı-
Dava konusu çekin davacı bankaya dava dışı şirkete verilen kredinin teminatı olarak verildiği, çeki rehin cirosu ile devralan banka yetkili hamil olmadığından TTK. mad. 644 (şimdi; mad. 722) uyarınca davacı bankanın hak sahibi olamayacağı-
Senede istinaden başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi-
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerektiği- Borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabileceği-
Takibin iptali nedeniyle menfi tespit davası konusuz kalsa bile mahkemece dava tarihi itibariyle haklılık durumu üzerinde durularak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.