Menfi tespit davası-
Mahkemenin ara kararında “...icra dosyasında takip dosya hesabının çıkartılarak, çıkan toplam ve % 50' si tutarındaki nakit veya ulusal bir banka tarafından düzenlenmiş süresiz ve kesin teminat mektubunun mahkememize sunulması halinde tekne üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılarak yargılamaya sonuçlanıncaya kadar teminat üzerinden devamına...” denildiği anlaşıldığından, tekne üzerindeki ihtiyati haczin, sunulacak teminat mektubu üzerinden devamına karar verilmiş olduğundan, ihtiyati haciz kararının kaldırıldığından bahsedilemeyeceği-
Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek takipte istenen tutarla takip tarihinde saptanan alacak arasındaki tutar kadar davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Davalının icra dosyasında ödeme emrine itirazında, icra takibine konu edilen Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirdiği, açılan itirazın iptali davasında ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının Genel Kredi Sözleşmesindeki kefalet imzasının davalıya ait olduğunu kanıtlamak zorunda olduğu-
Davalıların dava dışı kredi müşterisinin kefilleri olup, imzaladıkları sözleşme ile gerçekleşecek nakdi kredilerden kaynaklanan borç nedeniyle kefalette bulundukları, gayrinakdi kredilerin oluşan risk nedeniyle bedelinin bankaya depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup kredi sözleşmesine göre bu sorumluluk sadece kredi müşterisine ait olduğundan, sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlanarak kefillerin gayrinakdi krediler nedeniyle oluşan riskten ötürü icra takibinde talep edilen ....... TL'den sorumlu tutulmalarının doğru olmadığı-
Mahkemece hesap kat tarihi itibariyle tespit edilen miktar üzerinden, kredi sözleşmesi gereği öngörüldüğü şekilde tespit edilecek olan akdi ve temerrüt faizi oranları uygulanmak suretiyle, ipotekli taşınmazın satışından elde edilen bedel ve bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesi kapsamında belirlenen bedele kadar müteselsil kefalet olduğu da gözetilerek denetime elverişli şekilde hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesiyle belirlenen miktara kadar olmak üzere aynı borç miktarı üzerinden müteselsilen olduğu dikkate alınmadan ve kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmemesi nedeniyle ne şekilde %52,80 oranında akdi temerrüt faizi oranına ulaşıldığı belirtilmeden hazırlandığı, böylece vaki itirazları karşılamaya ehil ve denetime elverişli olmadığı-
Kesinleşen sıra cetveli mahkeme kararıyla iptal edilmeden, bu sıra cetveline göre alacaklıya ödenen paranın, İİK.’nun 361. maddesine göre icra müdürlüğünce geri istenemeyeceği-
Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul ettiği takdirde alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebiledceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmadığının görüldüğü üzere, müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüte düşürülmesi ile ilgili bir sorun olduğundan itirazın iptali davasının reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
Dava konusu tutukluğunun devamına ilişkin karar ile davacının yaşam hakkının tehlikeye düşürüldüğü; koruma tedbiri ile öngörülen amaç dışında sonuçlar meydana geldiği; eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı ve yeterli gerekçe de gösterilmediği, masumiyet karinesinin göz ardı edildiği; bu durumun, yoruma ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olan kanun hükmüne aykırı olduğu ve ağır kusur oluşturduğu; HUMK'un 573/2. maddesi uyarınca da, davalıların sorumluluklarını gerektirdiği-
Yargıtay'dan tehiri icra kararı alabilmek üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilmesi için ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminatın, ödeme yerine geçmez ise de, borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği gibi, hacizlerin devam etmesi İİK.nun 85/son maddesiyle de bağdaşmayacağından hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
