Davalı nezdinde Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı hekim tarafından hamileliğin takibi sonucunda davacı küçüğün down sendromlu olarak doğması olayında, davalı şirket sigortalısı hekim tarafından diğer davacılara gerekli tıbbi müdahale ve bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı, bundan dolayı hekimin kusuru bulunup bulunmadığı ve davalı sigorta şirketinin talep edilen maddi ve manevi tazminattan sorumlu olup olmayacağı-
Dava; davalı özel hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir...
Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında gebelik takibi yapan doktorun gebelik takibinde bir kusurunun olmadığı, gerekli test ve görüntülemeleri yerine getirdiği anlaşılmakla; davacı annenin ikili test sonucu düşük riskli olduğu kabul edildiği için daha ileri tetkikler hususunda anne ve babayı aydınlatması gereken bir durum bulunmadığı yani aydınlatma görevi olmadığı için olmayan yükümlülüğün ihlalinden de söz edilemeyeceğinden tüm davacılar açısından maddi ve manevi tazminat davasına reddine karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir...
Hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi- Tüm bilirkişi raporlarının birbirini doğruladığı, bilirkişi raporlarının taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine açık ve davacıların itirazlarını karşılar nitelikte olduğu, aydınlatılmış onamın davacı tarafından verildiği, davalılara kusur atfedilmediğinden iş gücü kaybına yönelik rapor alınmasının sonuca herhangi bir etkisinin bulunmayacağı-
Uyuşmazlık, davalıların hatalı tedavi uygulamaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, davalı özel hastanenin istihdam ettiği diğer davalı doktorun gerçekleştirdiği ameliyat sırasında yeterli özen ve ihtimamı göstermemesi nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir...
Dava, limited şirket pay devrinin iptali talebine ilişkindir. İlk noter sözleşmesinde yeminli tercüman bulunduğu, bu dava işlemleri için avukata verilen vekaletname sözleşmesinin noterde yine yeminli tercüman eşliğinde yapılmış olduğu ve fakat dava konusu işlemin noter senedinde tercüman olmadığı, yapılan sözleşmelerin tarih aralıklarına bakıldığında davacının karmaşık hukuki ilişkileri ve terminolojiyi anlayabilecek kadar Türkçeye vakıf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yeminli tercüman bulunmamasının davacının hissesini yeniden davalıya devir ettiği yönünde irade beyanında bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt yarattığı gözetilerek davalının devir bedeline ilişkin ödeme makbuzu ve sair yazılı belge sunamadığı takdirde gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılmak kaydıyla, sonucuna göre karar vermek gerektiği-
3. HD. 21.01.2016 T. E: 2015/1851, K: 489-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor