Talep dilekçesi bir sayfadan ibaret olup, İİK.unn 286. maddesinde belirtilen belgelerin ekli olmadığı, ön projenin sunulmadığı, borç ödemekte zorlanan borçlunun hangi yapısal değişikliklerle, hangi kaynak yaratımı ile düştüğü bu dar boğazdan çıkacağına dair bir planın mevcut olmadığı, bir sayfadan ibaret talebin kabule uygun nitelikte olmadığı, anılan eksikliklerin kısa sürede tamamlanması da mümkün olmadığından, süre vermek de yararsız kalmış olup, usulüne uygun olmayan talep dilekçesi ile yapılan konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği
Konkordato istemine lişkin davada, davacının ön projenin gerçekleşmesi için öngördüğü kaynakların; alacakların tahsili, faaliyet kârı ve taşınmaz satışı olarak belirlendiği, ticari alacakların tahsili ile taşınmaz satışının belirli ve gerçek birer kaynak oldukları belirgin olmakla birlikte geçici mühlet içerisinde gerçekleşen aylık faaliyet kârı miktarı, arz talep dengesi, ön projede öngörülen kur, maliyet ve diğer ekonomik değerlerin kesinlik içermeyip değişkenlik göstermesi dikkate alındığında faaliyet kârının gerçekleşme ihtimali bulunmadığına dair mahkeme gerekçesinde yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu, projenin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, geçici komiser raporundaki konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu yönündeki değerlendirmenin dosya kapsamı ile uyumsuz olduğu kanaatine varılmakla ve İİK.'nun 292. maddesinde sayılı şartların gerçekleştiği anlaşıldığından davacının istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı-
Talepçi şirketin özvarlığının 31.12.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre (+) 18.080.948,85 TL'ye ulaştığı, tasdik edilen proje ile anapara borçlarını (faizsiz) hali ile tasdikten başlayarak 56 ay vadede ödemesine karar verildiği, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kaldığı, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede faizde tenzilat öngörüldüğü ve ödemelerin uzun vadeye yayıldığı, ayrıca 2022 yılının ilk 10 aylık döneminde gerçekleştirilen satış ve kâr oranları da dikkate alındığında teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda mahkemece ekonomik vaziyeti itibariyle konkordatoya ihtiyacı bulunmadığı anlaşılan borçlu şirket talebinin reddi gerektiği-
Tasdik edilen konkordato projesinde davacı şirketin proje kapsamında yapacakları ödemelerin tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz dönem sonrasında başladığı, 2 ayda bir, 42 eşit taksitte, garame payı oranında ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla, davacının 2018 yılından bu yana 5 yıldır konkordato tedbirlerinden yararlandığı da gözetildiğinde, ödemelerin karar tarihi yerine istinaf ve temyiz kanun yolunda geçecek süreleri de aşacak şekilde kesinleşmeden itibaren başlamasının kabul edilmesinin ve bu denli uzun bir sürenin beklenmesinin alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyette olduğu- Mahkemece, borçlunun kaynakları ile orantılı olmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato projesinin reddine, İİK 292/1-b'deki şartlar oluştuğundan ve borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece "Konkordatonun talep eden şirketin öz varlıklarında azalma olduğu, ürün satışlarının düşük olduğu, stok mallarının azaldığı, 2024 tarihinde fabrikada üretim yapılmadığı, şirket mali tablosunda rehinli banka kredileri için işlemiş faiz alacaklarına yer verilmediği, borç senetleri kısmında 2.210.220,28 TL artış olduğu, bu artışın konkordato mühlet ara kararı öncesi keşide edilen çeklerden ileri geldiği ve konkordato mali verileri daha evvelki tarih olduğu için kayıtlara yansıtılmadığını talep edenler tarafından konkordato komiserlerine beyan edildiği, revize projenin gerçekleştirilmesi yönünde hiçbir somut adım atılmadığı, konkordatonun devamında yarar görülmediği, sunulan projenin talep eden şirketin mal kaynakları ve ödeme gücü ile orantılı olmadığı, keza dürüstlük ilkesinin zedelendiği, şirketin borca batık olmadığı, şirketin durumuna bağlı olarak şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisi E. Y.'ın da aynı şekilde dürüstlük kuralını ihlal ettiği ve kesin mühlet şartlarını gerçekleştirmediği gerekçesi" ile verilmiş olan kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, talepçi borçlunun konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
12. HD. 05.10.2021 T. E: 6627, K: 8393-
Konkordato talep eden şirketin komiser tarafından istenilen bilgilere ulaşması adına gerekli özeni göstermediği gibi komiser tarafından istenilen bilgileri ve belgeleri vermekten kaçınmak suretiyle komiserin talimatlarına aykırı davrandığı, konkordato başvurusunda beyan edilen mali tablolar ve mali veriler kayıtlarla karşılaştırılarak, kayıtların fiili durumla aynı olup olmadığı ve mevcut durumun ön projede öngörülen nakit akım tabloları ve borç geri ödemeleri için yeterli olup olmadığı hususlarında yapılan incelemede tablolar ve fiili durum ile dosyadaki rayiç değer tablosunda farklılıkların olduğu, komiser tarafından talep eden şirketin Ekim/2024 ile Aralık/2024 arasındaki dönemde satış tutarlarıyla toplam ciro bilgilerine ulaşılamadığı ve dolayısıyla sürecin devamı için gerekli performansın gösterilip gösterilmediği hususunda değerlendirme yapılamadığı, talep eden şirketin ön projesinin makul ve uygulanabilir olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı, İİK'nın 292/1-b ve c maddeleri gereğince konkordatonun başarıya ulaşamayacağı ve borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği gerekçesiyle talep edenin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmesinin kanuna uygun olduğu-
Uyuşmazlık, konkordato tasdik istemine ilişkindir.
Projesinde, "konkordatodan etkilenen adi alacaklıların, adi alacaklarının ana para kısmı hariç faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına" yer verilen konkordatonun 'tenzilat konkordatosu' örneği olduğu- İİK 308/c-III uyarınca, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacaklarının tasdik edilen konkordatodan etkilenmediği de dikkate alındığında, adi alacaklıların faiz gibi bir kısım alacaklarında tenzilat yapılması, tasdik edilen konkordato projesinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturmadığı- Talep eden şirketin faaliyetlerine, adi ve rehinli alacaklılarla yaptığı anlaşmalar uyarınca ödemelerine devam ettiği, kefil olduğu grup şirketlerinin de ayrıca konkordato talep ettiği, konkordato projelerinin tasdik edildiği, bu şirketlerin de ödemelerine devam ettiği anlaşılmakla, "tasdik edilen projenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu" gerekçesiyle "konkordato tasdik talebinin reddiyle talep eden şirketin iflâsına karar verilmesinin" yerinde olmadığı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
