12. HD. 10.06.2013 T. E: 15441, K: 21555-
Kısmi davada tercih hakkını yabancı para alacağının Türk Lirası üzerinden ödenmesi şeklinde kullanan davacının bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği-
Dava dışı işveren aleyhine açılan ve kesinleşen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında tespit edilen %37,2 meslekte kazanma güç kaybı oranı esas alınarak sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemiyle açılan eldeki dava- Sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hükmün, Kurumun yanı sıra işverenin hak alanını ilgilendirdiği ve işveren yönünden birtakım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin olup bu itibarla işverenin davaya taraf olması ve kendisine husumet yöneltilmesi gerektiği ve bu nedenle işverene de HMK'nın 124. maddesi kapsamında husumet yöneltilerek davaya katılımı sağlandıktan ve işverenin göstereceği deliller toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme sonrası karar verilmesi gerektiği-
Davacının davalı banka ile imzaladığı kiralık kasa sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine-
22. HD. 14.02.2019 T. E: 2018/11183, K: 3474-
Mahkemenin alacaklının yararına İİK'nun 89/4.maddesine dayalı olarak tazminata hükmedilebilmesi için; borçlunun haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağının bulunmasının zorunlu olduğu-
Aynı alacak ile ilgili daha önce icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine açılan davada verilen itirazın iptali kararı ile takibin kesinleştiği, ortada kesinleşmiş bir karar varsa yeniden aynı konuda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacının itirazın iptali kararını ilgili İcra Müdürlüğü'ne sunarak haciz talep etmesinin mümkün olduğu, davacı vekillerinin beyanlarında çelişkiler bulunduğu, derdest icra takibine ilişkin dosyanın hangi nedenle imha edildiği, bu konuda ilgili İcra Müdürlüğünden dosyanın yenilenerek işleme konulması, dosya kaybolmuşsa yeniden ihyası ve kesinleşmiş karar ve icra takibi gereğince borçluların malları üzerine haciz uygulanması hususunda talepte bulunup bulunulmadığına ilişkin bir açıklama getirilmeden, yeniden kısmi dava açılarak, bu davada ihtiyati haciz talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı-
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle birlikte usuli kazanılmış hak oluşmayacağı- Dava konusu taşınmazdaki 2/4 pay, oğlu adına kayıtlı iken hükmen Vakıf adına tescil edildikten sonra, sulh hukuk mahkemesinin kararı ile ortaklığının giderilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi neticesinde eldeki davanın yargılaması devam ederken cebri satış suretiyle dava dışı kişilere ihale edildiği, ihalenin kesinleşmesi ile birlikte tapu kütüğünde ihale alıcıları adına tescil edildiği, asıl ve birleştirilen davanın davacıları tarafından dilekçeler ile tapu iptali ve tescil isteminin bedele dönüştürüldüğü, ayrıca asıl dava davacılarına vekâleten sözleşme ile; birleştirilen davanın davacılarına vekâleten sözleşmeler ile dava neticesinde elde edilecek hakların belirli paylarını başkalarına temlik ettikleri gözetildiğinde, aynî bir hakkın bu şekilde devri mümkün değil ise de alacak hakkının devri mümkün olduğundan temlik alanlar lehine hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenle, alacak istemi bakımından temlik alanların temlik edilen oranlarda davacılar yerine geçtiği (taraf sıfatı kazandıkları) kabul edilerek haklarında hüküm kurulmuş olmasının yerinde olduğu- “Çekişmeli payın, ortaklığın giderilmesi davası neticesinde satıldığı, davacılar tarafından istemin bedele dönüştürüldüğü, cebri satış nedeniyle davacılar arasındaki el birliği hâlinde mülkiyetin son bulduğu, bedel üzerinde el birliği mülkiyetinden bahsedilemeyeceği, davacıların satış bedeli üzerindeki haklarının miras payları oranında alacak hakkına dönüştüğü, direnme kararının bu gerekçeyle yerinde olduğu” ileri sürülmüş ise de bu görüşün Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
6. HD. 15.09.2021 T. E: 641, K: 87-
Dava dilekçesini, ıslah dilekçesini ve ön inceleme duruşma gününü bildiren tebligatların dava dışı şirket hesabına e-tebliğ edildiği, davalı vekilinin 13.04.2022 tarihli celseye katılmadığı, davalı vekilinin kanun yararına temyiz dilekçesinde davayı haricen öğrendiklerini beyan ettiği, mahkemece, davalı tarafa yapılan tebligatların geçerliliği kontrol edilip, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunması ile açıklama ve ispat hakkı tanınmadan hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
