Davacı alacaklının 24.09.2014 tarihinde başlatılmış olduğu ilamsız icra takip talepnamesinde İ.İ.K.nun 269/1.maddesi gereğince tahliye isteminde bulunmadığı; tahliye isteği bulunmayan takibe dayalı olarak, İcra memuru tarafından otuz gün süreli ödeme emrinin davalıya gönderilmesi, talep dışı bir düzenleme olduğundan alacaklıya tahliye isteme hakkı vermeyeceği; davacı alacaklının, böyle bir ödeme emrine dayanarak İcra Mahkemesinden taşınmazın tahliyesini isteyemeyeceği; bu durumda mahkemece bu hususun resen gözetilerek tahliye isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Kira sözleşmesine göre kiralanan yerin “tarla” olması halinde BK.’nun hasılat kirası hükümlerinin uygulanması yani borçlu kiracıya 30 günlük değil 60 günlük ödeme süresi verilmesi gerekeceği-
Davacı, malik ve kiraya veren sıfatıyla iş bu davayı açmış ise de; taşınmazı satıp devretmiş olduğundan dava hakkını kaybettiğinden, mahkemece davacının dava hakkı bulunmaması sebebiyle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkin davada; davaya dayanarak yapılan ve hükme esas alınan 01.07.2004 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesini kiralayan sıfatıyla N.T. ve Y.T. imzaladığına göre tek başına dava açan davacının bölünebilir haklardan olan kira alacağından payına düşen kısmını istemeye hakkı olduğu-
İşyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemi-
Usulüne uygun şekilde yapılan takiple ilgili olarak, davalı borçlu yönünden temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulması gerekeceği-
Tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde, kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğünün, kiracıya ait olacağı, kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunması gerekeceği-
HMK'nun 323 ve 332. madde hükümleri uyarınca kendini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdir edilmesi, davalı tarafça yapılmış yargılama gideri varsa bu hususla ilgili olarak olumlu/olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının dayandığı kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu süre ve kefalet miktarı açıkça kararlaştırılmadığına göre; yenilenen döneme ait kira parasından kefilin sorumlu tutulmaması gerekeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.