Adli yargı kolu içinde yargı yeri belirlenmesi (merci tayini) görevinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin görevleri arasında sayıldığı- Hukuk Genel Kurulunun ancak ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar veren iki Yargıtay Özel Dairesi arasında çıkan yargı yeri belirlenmesine ilişkin uyuşmazlığı gidermekle görevli kılınmasına, ortada ise kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmiş yerel mahkeme ile Yargıtay Özel Dairesi kararı bulunduğuna göre somut olayda yargı yeri belirlenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna ait olmayıp Yargıtay 5. Hukuk Dairesine ait olduğu-
Kira süresinin sona ermesine rağmen teslim edilmeyen gün için kira sözleşmesinde kararlaştırılan cari yıl kira tazminatı istemi-
Satış esnasında sunulan projede, sözleşmede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi istemi-
Trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemi-
İtirazın iptali davası olarak açılmış davanın, yargılamanın safahatında davacı tarafından alacak davası olarak ıslah edildiği, mahkemece davacının ıslah talebi üzerine HMK. 178 ve 180 maddeleri uyarınca işlem yapılmasının gerektiği-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği-
Davanın, patent ve faydalı model haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu- 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinde patent bölünmeksizin birden çok kişiye ait olması durumunda hak üzerindeki ortaklığın taraflar arasında anlaşma bulunması durumunda aralarındaki anlaşmaya; böyle bir anlaşmanın bulunmaması durumunda ise 4721 sayılı Kanun'daki müşterek mülkiyetine ilişkin hükümlere göre belirleneceği, patent hakkı sahiplerinden birinin, diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, patent buluşunun üçüncü kişiler tarafından kullanılması veya lisans verilmesi halinde ise hak sahiplerinin tamamının karar vermesiyle mümkün olacağı şeklinde düzenlendiği- Mahkemece, davacının, dava dışı ... ve ...'in patent ve faydalı modele müşterek malik oldukları, ... ve ...'in davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip oldukları, bu nedenle ... ve ...'in müşterek malik oldukları patent ve faydalı modelleri ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği- Ancak; 4721 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca tüzel kişiliğin, kendisini oluşturan şirket ortaklarından bağımsız, ayrı kişiliği bulunduğundan uyuşmazlığa konu patent ve faydalı modelleri kullanabilmesi için 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrası uyarınca tüm hak sahiplerinin kararı gerekeceği- Davalı şirketin ortaklarının patentin ve faydalı modelin müşterek hak sahiplerinin ikisinden oluşması 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrasının uygulanmamasını gerektirmeyeceği- Bu durumda, Mahkemece, patent ve faydalı model haklarına ilişkin olarak müşterek malik olan davacı ile dava dışı şirket ortaklarının üçüncü kişi konumundaki davalı şirkete kullanıma ilişkin verdikleri kararın olup olmadığının dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacının beyanlarıyla yetinilmeyip davacının iddialarının araştırılması gerekeceği - manevi tazminatın koşullarının nasıl oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilemeyeceği-
Para cezalarının artan enflasyona göre uyarlanması sırasında hata yapılabileceği, reddi hakim talebinin reddi için nadiren para cezası uygulayan hukuk hakiminin bu tür hesabı bilmemesinin mazur görülebileceği- HUMK'un 36/4.maddesinde para cezasının ret talebinde bulunandan alınmasına ilişkin hükmün, Yargıtay içtihatlarıyla avukat yerine taraftan alınacağı kabul edildiğinden; bu durumun hakimin açık bir yasa hükmüne aykırı hareket ettiğini göstermeyeceği- Hakimi ret dilekçesi başlığında kızlık soyadını taşıyan hukuk bürosunun antedinin bulunduğu, hakimi ret talebini içeren dilekçede adı yazılı davacının bu dilekçede imzasının bulunmamasına rağmen adının yer alması ve “ederiz” şeklinde çoğul ifadeler kullanıldığı, davalı hakimin davacı vekillerinden ayrı ayrı para cezası alınmasına karar vermesinin maddi hataya dayandığı- Ret talebinde imzası bulunmayan kişiden para cezası alınmasının sadece vekalet hükümleri nedeniyle mümkün olacağı-
Her iki içtihadı birleştirme kararının kapsamında da görüldüğü üzere geçersiz sözleşmeye dayalı bedelin istenmesinin mümkün olduğu, davacının, harici satış senedine dayalı olarak iptal ve tescili sağlamadığını ve artık ümidinin kesildiğini, açtığı bu davayla öğrenmiş bulunduğu, içtihadı birleştirmede sözü edilen ferağdan dönme ve imtina tarihinin, saptanan bu durum karşısında harici satış senedinin düzenlendiği 10.01.1996 tarihi olmayıp davanın açıldığı 04.05.2011 tarihi olduğunun kabulünün gerekeceği, şu durum karşısında Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde açıklanan on yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda dolmadığı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
