Bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranı ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmaması ve manevi tazminatın takdirinde (TBK 56. maddesi) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olması karşısında tazminat davasında verilen mahkeme kararının (..destekten yoksun kalma tazminatından 2.500,00 TL'nin davalı Sigorta A.Ş. için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalılar için ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.099,93 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacılar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine...) isabetli olduğu-
3. HD. 16.02.2016 T. E: 2015/4076, K: 1960-
Tazminat davası-
Yasada artışların rucü yoluyla istenebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından ve 1479 sayılı yasada, yapılan yardımların ilk peşin değerinin talep edileceği hükme bağlandığından davanın reddinin yerinde olduğu-
17. HD. 10.10.2018 T. E: 2015/16422, K: 8928-
Ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi-
Tazminat davası-
Toplu iş sözleşmesi prosedürünün başlatıldığı dönemde çalıştığı iş yerinin ekonomik nedenlerle kapatılması sonucu iş akdi feshedilen işçinin sendikal tazminat isteminde bulunamayacağı-
Davacıya isnat edilen hakaret ve görevi ihmal suçlarının yasal unsurlarının oluşması halinde davalıların eylemleri TCK'nun 285. maddesinde düzenlenen iftira suçun oluşturacağından Borçlar Yasası'nın 60. maddesinin yollaması ile TCK'nun 102. maddesi gözetildiğinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu-
Yurt dışı yatırım vaadiyle para toplanması eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, bu tür uyuşmazlıklarda suç teşkil eden fiil nedeniyle 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve 2000 yılında yatırılan para için 2011 yılında açılan davanın bu süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği- Karşı oy yazısında "davalıların halktan güven vererek para topladıktan sonra yargılama aşamasında zamanaşımı def'inde bulunmalarının dürüstlük kuralı (TMK m. 2) ve çelişkili davranış yasağı ile bağdaşmayacağı, bu savunmanın hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği" görüşünün savunulduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
