Sanığın ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında borçlu (X)'e ait borca icra kefili olduğuna dair 14/03/2017 tarihli haciz tutanağında yapılan incelemede, sanığın imzası ve "okudum" ibaresi haricinde borcu üstlendiğine ilişkin kefalet tutanağında kendi el yazısı ile yazılmış başkaca bir ibarenin bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği-
Haczi kabil mal bulunmaz ise, haciz tutanağının "aciz belgesi" hükmünde olacağı- İcra dosyası kapsamında borçlunun alacak veya başka taşınır malı olmadığı, dava konusu taşınmaz dışındaki parsel üzerinde 26 adet haciz ve 300.000,00 TL'lık banka ipoteği olduğu anlaşıldığından, bu hali ile davacının alacağını karşılama imkanı bulunmadığı da açık olup aciz halinin varlığının kabulü gerekirken, mahkemece, aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı- Borçlu hakkında alınmış bir "aciz vesikası olmadığı" ve "İİK'nun 105. maddesi kapsamında yapılmış bir haczin de bulunmadığı" gerekçesiyle,  davanın "ön koşul yokluğu"ndan reddine karar verilmesi halinde, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davacı 3. kişinin müşterilerine ait olduğunu iddia ettiği kumaş ve iplikler yönünden; yapılan istihkak iddiasının İİK.96/a maddesi uyarınca geçerli olmadığı, davacı 3. kişinin kumaş ve iplikler yönünden istihkak davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, kumaş ve ipliklere yönelik açılan istihkak davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği- Davacı 3. kişinin müşterilerine ait olduğunu iddia ettiği kumaş ve iplikler yönünden; istihkak davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istihkak davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, bu itibarla davanın esasına ilişkin hüküm kurulmadığından, davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Haczi yapan icra memurunun istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiye «yedi gün içinde dava açmak üzere» süre verme yetkisinin bulunmadığı–
Borçlunun eşi adına yaptığı tasarrufun, borcun doğum tarihinden önce olduğu, açılan tasarrufun iptali davasının da 5 yıllık hak düşürücü süre gözetilerek açılması gerekeceği- Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde, davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
Taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında 1 mislinden fazla fark bulunduğu, iptale tabi olduğu ve bunun yanında davalıların müşterek tanıklarının beyanlarından davalıların aynı köylü olmaları sebebi ile birbirlerini tanıdıkları ve sürekli terminalde bulunan çay ocağında görüştükleri, hayatın olağan akışında bu denli sık görüşen ve aynı zamanda aynı köyden olan her makul insanın birbirinin borcu olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla davalılardan ...'nin davalı ...'nin alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu, ulaşılan bu sonucun gerek haciz tutanağı gerekse de davalı ... vekilinin beyanları ile sabit olduğu üzere .............. İcra Müdürlüğü'nün ................. esas sayılı dosyasında diğer borçlu ve aynı zamanda davalı ...'nin oğlu dava dışı ...'nin tasarrufu iptale konu taşınmazda ikamet ettiğinin sabit olması ile desteklendiği, zira tasarruftan sonra dahi taşınmazın borçlular tarafından kullanılmakta olduğu, borçlunun kira akdi ile taşınmazda oturduğu yönünde davalı tarafın itirazlarına ise kira akdinin adi yazılı nitelikte olup taraflarca her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması sebebiyle itibar edilmediği sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Hakkında yapılan takip kesinleşmeden (kendisine icra emri tebliğ edilmeden) önce icra kefilinin muvafakatı geçerli olmayacağından, bu muvafakat üzerine yapılan maaş haczinin de sonuç doğurmayacağı (icra kefilinin, icra emri tebliğinden ve sürelerden feragat etmiş olsa bile, takip kesinleşmeden kefilin maaşına haciz konulamayacağı)-
Kesin aciz belgesinin icra mahkemesince iptal edilmesi sebebiyle tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesinin hatalı olacağı, mahkemece davalı borçluya karşı yapılan diğer bir takipte verilen mal beyanı dilekçesinde dört adet taşınmazdan başka mal bildirilmemesi ve borcu ödeme imkanı bulunmadığının belirtilmiş olması, belirtilen taşınmazların değeri, yapılan hacizde haczi kabil mala rastlanmaması birlikte değerlendirilerek tutulan haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olacağı-
İhtiyati haciz tutanağının bir örneğinin hazır bulunmayan borçluya tebliğ edilmemiş olmasının, ödeme emrinin tebliğini geçersiz kılmayacağı–

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.