22. HD. 19.02.2019 T. E: 2018/2995, K: 3708-
«Boşaltılması istenen yerin kendisine ait olduğunu» ileri süren üçüncü kişiden, buna ilişkin belgeleri göstermesinin istenmesi gerektiği–
“Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğu”nu ileri süren davalının bu savunmasını isbat etmekle yükümlü olduğu–
........... Üniversitesince, ilgili dosyada bilirkişilik yapan öğretim üyeleri hakkında ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığına ilişkin karara karşı talep edenler vekilince idare mahkemesine itiraz edildiği ve ............ İdare Mahkemesi’nin ............. esas sayılı dosyası üzerinden talebin incelemesine devam edildiği anlaşılmakta olup mahkemece, idare mahkemesindeki davanın sonucunun eldeki davaya etkisi nedeniyle bekletici mesele yapılarak, idare mahkemesinin dava dosyasının karara bağlanması ve kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İ. sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İBK uyarınca "yazılı delil" ile kanıtlanabileceği; yazılı delilin bulunmaması halinde delil başlangıcı niteliğini taşıyan bir belgenin varlığı "inanç sözleşmesinin HMK. mad. 202 uyarınca 'tanık' dahil her turlu delile ispatlanabileceği; yazılı delil başlangıcının olmaması halinde ise ikrar veya yemin gibi kesin delillere başvurulabileceği- Davacının yemin deliline başvurması halinde davacıya bu hakkin mahkemece hatırlatılması gerekeceği-
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tarafların baba-oğul olup, aralarındaki hukuki işlem nedeni ile senet düzenlendiği için HUMK’nun 293/1.maddesindeki öngörülen manevi imkansızlık ortadan kalktığından senede karşı senetle ispat zorunluluğunun geçerli olduğu, senetteki imzanın da davacıya ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının iddiasını yazılı delille ispat edemediği gibi yemin deliline de dayanmadığı, davalının bonoya dayalı takip nedeni ile %3 komisyon istemesinin yasal dayanağı bulunmadığı nedeni ile mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı yararına tazminata karar verilebileceği-
Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin bulunmadığına göre; uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesi görevli olmayıp, görevli mahkemenin genel usul hükümlerine göre belirlenmesinin gerekeceği, görevin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulacağı-
Bonoların taraf defterlerinde kayıtlı olmaması, bu bonolara dayanılarak alacak talebinde bulunulmasına engel teşkil etmeyeceği-
Temerrüt nedeniyle tahliye ve 55.000.-TL kira alacağının tahsili istemi-
9. HD. 18.06.2018 T. E: 2017/2394, K: 13137-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.