Taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayandığı; bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 sayılı kanunların 1.maddeleri hükümleri gereği olduğu; İzmir'de ayrıca İş Mahkemesi bulunduğuna göre bu husus gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddinin gerektiği-
Davalının davacı banka ile yaptığı bankacılık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsiline-
Dava konusu taşınmazın zemin katındaki dükkanın, sadece davalılardan F… tarafından işletildiğinin, vergi levhası ve toplanan delillerden anlaşıldığı, dükkan için hesaplanan ecrimisilden davalı F… dışında, diğer davalıların da sorumlu tutulmuş olmasının; ayrıca, davalı F…'nın taşınmazda hissedar olup, dükkanı kendisi işlettiğinden intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmamış olmasının da doğru olmadığı-
Alacak davası-
Davacının mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve süresinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı-
2. HD. 05.12.2024 T. E: 2637, K: 9611
«İkrah» (tehdit) nedeniyle iptal (olumsuz tesbit) davasının, ikrahın ortadan kalkmasından itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği–
Kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi istemine ilişkin davada Anayasa Mahkemesi’nin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ilgili hükümlerine ilişkin vermiş olduğu iptal karar sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması zorunlu olacağı, bu sebeple yeni yasal durum dikkate alınarak yeniden inceleme yapılması gerekeceği-
Muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmesi ile, ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma mercii ile süresinin, bunun yapılmamasının sonuçlarının net biçimde açıklanması gerektiği, örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıranın geçersiz olacağı-
Davacının hiç haberi olmadan taşınmazının isim benzerliği nedeniyle başka bir kişinin borcu nedeniyle ihale ile satıldığını tahmini olarak, ihale tarihinden iki buçuk yıl sonra öğrendiği anlaşıldığına göre; davacının zararını karşılamak için icra takip hukuku anlamında başvurabileceği bir hukuki yol bulunmadığından ilgili icra memurlarının hem de tapu memurlarının olayda sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat davası açmada hukuka aykırılık bulunmadığı- İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği- Davanın hem icra memurlarının sorumluluğuna hem de tapu sicil memurlarının sorumluğuna dayandığı sabit olduğuna göre; husumetin genel bütçe içinde yer alan kamu tüzel kişilerini temsile yetkili olan Maliye Hazinesine yöneltilmesinde hukuka aykırılığın bulunmadığı- Adalet Bakanlığı ve Maliye Hazinesi'nin davacıya karşı (müteselsil tahsil istemi de bulunmadığından) müştereken olarak sorumlu olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
