Somut olayın incelenmesinde, yerel mahkemenin iş arama izin ücretinin reddine ilişkin kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği, dolayısıyla davalılar yararına bu yönde usuli kazanılmış hak oluştuğu, Özel Dairenin hakkında hiçbir hesaplama yapılmaksızın reddine karar verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olan iş arama izin ücreti konusunda hesaplama yönteminin yanlışlığı konusunda bozmasının açıkça maddi bir hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle iş arama izin ücretinin reddine ilişkin, kararın kesinleşmiş bulunması karşısında Özel Dairenin bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
İş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı def'i, davacı işçi tarafından imzalanan iş sözleşmesinin geçerliliği, hükümlerinin ne şekilde uygulanacağı, davacının ücretinin miktarı, talep ettiği tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesaplanması ve faiz-
İş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, ücret miktarı, dava konusu alacak ve tazminatların ispat ve hesaplanması ile faiz ve vekâlet ücreti-
Alacak davası-
İş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücret miktarı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanması-
Cezai şart ifadesi içermeyen taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesindeki hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesinde düzenlenen bakiye süre ücreti tutarında tazminata ilişkin düzenlemenin tekrarı mahiyetinde olup cezai şarta ilişkin olmadığı- Eldeki davada sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kesinleşmesine göre 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesinin de uygulanma olanağı da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği- Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, sözleşmenin 4. maddesindeki hükmün cezai şarta ilişkin olduğu, belirli süreli olarak yapılmış ancak objektif neden yokluğundan belirsiz süreli olarak kabul edilen iş sözleşmesinde kararlaştırılan haksız feshe bağlanan cezai şarta ilişkin hüküm uyarınca davacının cezai şart alacağına hak kazandığı, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
İşçinin tek taraflı izine çıkarılmasının iş akdinin feshi anlamına geldiği- M.lik işte ya da askı süresi sonunda işçinin işe çağrılmamasının fesih anlamına geldiği- Fesih bildiriminin yazılı yapılması gerektiği, ancak bu koşulun geçerlilik değil, ispat koşulu olduğu- İşverenin feshinin ardından henüz ihbar tazminatı ödenmeden işçinin emeklilik başvurusunda bulunmasının işveren tarafından gerçekleştirilen feshi ortadan kaldırmayacağı- İş Kanunundaki bildirim sürelerinin kısaltılamayacağı ve ortadan kaldırılamayacağı- Bildirim süresinin en fazla ihbar tazminatı ve kötüniyet bildirimi süreleri kadar uzayabileceği- İş sözleşmesini haklı nedenlerle fesheden tarafın fesih haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatı alamayacağı-
Ücretin tespiti ve alacakların hesaplanması-
22. HD. 10.10.2018 T. E: 2017/15153, K: 21707-
İhbar öneli bölünerek uygulama yapılamayıp, bu önel içinde gerçekleşecek toplu iş sözleşmesi zamlarından işçinin yararlandırılmasının gerekeceği, bu duruma bordronun saklı kayıtsız imzalanmasının yararlanmayı engellemeyeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
