Davalı "davacının son kullanma tarihi geçmiş ürünleri uyarılara rağmen zamanında raflardan kaldırmadığından bahisle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği" savunulmuşsa da davacının süt izni dolayısı ile yarım gün çalıştığı, ileri sürülen eylemlere ilişkin tüm sorumluluğun davacıda olmadığı, davalı tarafça sorumluluğu olan diğer personele söz konusu olumsuzluklarla ilgili yaptırım uygulandığına dair bilgi sunulmadığı, eşit davranma yükümlülüğüne uygun hareket edilmediği, yapılan feshin orantılı olmadığı, feshin son çare olması ilkesine de aykırı olduğu görülmekle feshin haklı veya geçerli sebeple yapıldığının davalı tarafça ispat olunmadığı gözetilerek işe iade talebinin kabulü gerektiği- İş sözleşmesinin haklı veya geçerli olarak feshedildiği davalı tarafça ispat olunmadığından işten çıkış kodunun Kod (49) yerine, Kod (04) (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak düzeltilmesi gerektiği, işe iade davasının kesin olmak üzere kabulüne, işten çıkış kodunun tespiti davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği- "Davacının işe iade davası ile çıkış kodunun düzeltilmesine yönelik amacına ulaşması mümkün olduğuna göre, çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesi talebiyle ayrı bir dava açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemeyeceği, çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Hizmet tespiti istemine ilişkin davada, taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği ve hükmün infazından sonra tavzih yapılamayacağı- Davacının, davalı nezdindeki çalışma dönemleri ve karşılığındaki kısmi çalışma süreleri ile hangi ayda ne kadar sigorta primine esas kazançla çalışıldığı açıkça belirtilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasının yerinde olmadığı- Davacının çalışma süreleri ile sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda denetim ve irdelemeye elverişli yeni bir bilirkişi raporunun alınması gerektiği-
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir...
Part time çalışan işçilerin, toplu iş sözleşmesindeki yardımlardan yararlanamayacağına ilişkin düzenlemenin, davalı tarafından bu düzenlemeyi haklı kılan bir nedenin bulunduğu ispat edilemediğinden, geçersiz olduğu kabul edilerek, davacının çalışma süresi ile orantılı olarak toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağının kabul edileceği- İşçinin, işyerinde 04.06.1996 tarihinde işe başladığı dikkate alındığında, toplu iş sözleşmelerindeki 02.02.2001 tarihinden önce çalışmaya başlayan işçiler için yıllık 30 gün üzerinden izin kullandırılacağı düzenlemesinin dikkate alınarak, hak kazanılan yıllık izin süresi hesaplanarak, bu süre boyunca kullandırılan yıllık izin sürelerinin mahsubu ile bakiye yıllık izin ücreti alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği-
Davacının davalı işverenin kardeşi olduğu gözetildiğinde dava konusu çalışmanın aile içi yardımlaşma kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmasının ve ayrıca davalı işveren aleyhine dava açan diğer kardeşlere ait dava dosyalarındaki iddia ve bildirimler dikkate alınarak gerekirse işyerinin kapsam ve kapasitesi bilirkişi tarafından belirlenip eksik bildirim olup olmadığının ve komşu işyeri tanıkları yeniden dinlenilerek çalışma şekli ve süresinin açıklığa kavuşturularak çelişkiler de giderilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
Hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen araştırma ilkesinin geçerli bulunduğu, işçilik alacakları davasında verilen kararın bu davalar bakımından kesin delil değil ancak kuvvetli delil niteliği taşıdığı ve davalı işveren tarafından belirli bir dönem için tam süreli bildirim yapıldığı da gözetilerek, apartman kayıtlarının incelenmesi ve tanık beyanlarının denetlenmesi suretiyle çalışmanın tam mı yoksa kısmi süreli mi olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiğine ve bu nedenle eksik incelemeye dayalı direnme kararının bozulması gerektiği-
Kurulacak hükümde, ana taşınmazın yönetim kurulu başkanı veya yöneticisi hakkında kat maliklerini temsilen karar verildiğinin açıkça belirtilmesi ve hüküm sonucunun da buna göre kurulmasının gerekeceği-
Davacının muris tarafından işe alındığı onun ölümünden sonra çocukları olan davalı varislerin yanında işine devam ettiğinden ve bu durumda murisin hak ve borçları mirasçılara geçmiş olacağından mahkemece tapudaki intikal tarihinden sonraki dönemin tespitine karar verilmekle yetinilip o tarihten önceki döneme ait hizmet tespiti isteminin reddinin isabetsiz olduğu-
Hizmet tespit davasında, mahkemece yapılacak işin, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmesi, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin kurum nezdinde bulunan dosyasının, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmesi, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerektiği- Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulması, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmesi, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmesi ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılması, varsa çelişki giderilmesi; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınması, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmesi, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulması, böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılması gerektiği-
UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının 2007 yılı Ekim ile 2015 yılı Ağustos ayları arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığının tespiti istemiyle açtığı eldeki davada davacı adına 28.06.2010-05.08.2010 tarihleri arasında bildirimde bulunan dava dışı E. Güv. Taş. ve Tem. Ltd. Şti’nin davalı şirketle ilişkisinin olup olmadığı, ilgili şirketlerin ticari sicil kayıtları ile Kurum sicil dosyaları getirtilerek yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır...
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
