HMK'nun 272. maddesinde "...Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi re'sen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir..." şeklinde düzenlemeye yer verilmiş bulunduğu, söz konusu düzenlemeye göre mahkemece yeni bir bilirkişi tayin edilmesi yerine davanın tarafları ile arasında husumet bulunduğu anlaşılan bilirkişinin raporuna itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu-
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, imzasız ücret bordrolarında “birim ücret 1.800.00TL” olarak belirtilen ücretin, davacının ücretinin net tutarını mı yoksa brüt tutarını mı ifade ettiği ve ücret miktarının belirlenmesi için bu hususun taraflardan sorulmasının gerekip gerekmediği-
Sendikal tazminat alacağının, geçersiz olduğu belirlenen fesih tarihindeki ücret kabul edilerek hesaplanması gerekirken davacının işverence işe başlatılmadığı tarihindeki ücretin esas alınarak hesaplanmasının hatalı olduğu- İşçi, fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi, yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da olmadığından, işverence sağlanan servis yardımının parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine ilave edilmesinin isabetli olmadığı-
22. HD. 16.10.2018 T. E: 8284, K: 22240-
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekeceği ancak, olayda davalılar farklı olduğundan kesin hükmün koşullarının oluşmadığı, ayrıca, asıl-alt işverenlik ilişkisinde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olmadığı-
Kıdem ve ihbar tazminatı, hafta tatili, dini ve milli bayramlar çalışması, yol ve yemek parası yardımı, fazla mesai, yıllık ücretli izin , yıllık 52 günlük ilave tediye ücreti alacaklarının ödetilmesine-
9. HD. 25.06.2018 T. E: 5763, K: 13662-
Borçlunun takibin yetkisiz yerde açıldığı, borca ya da zamanaşımına yönelik itirazının tebliğden sonra beş günlük sürede yapılması gerekeceği, bu günlerin hesaplanmasında tebligatın yapıldığı ilk günün dikkate alınmayacağı ve son günün de resmi tatile rastlaması durumunda sürenin tatili takip eden günde biteceği hususunun gözönüne alınması gerekeceği-
Uygulanması gereken hukukun tespiti ile buna göre talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve vekâlet ücreti-
Davacının ...2001-..2024 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesi emeklilik sebebiyle sona erdiğinden kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı; ayrıca yıllık ücretli izin ve bakiye ücret talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü gerektiği- Davacının 02.04.2018 tarihindeki kadroya geçiş aşamasında imzaladığı sulh ve feragat sözleşmesine 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 24. maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı nazara alındığında itibar edilemeyeceği- "375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 ve 24. maddelerin (c) ve (ç) bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine ilişkin kararlarının kadroya geçiş öncesinde yasal zorunluluk gereği alınmış ve alındığı an itibarıyla kesin hüküm gibi tüm sonuçlarını doğurmuş olan sulh ve feragat sözleşmelerine uygulanamayacağı, uygulanmasının Anayasamızda açıkça yasaklanmış olan iptal kararının geçmişe yürütülmesi anlamına geleceği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
