Davacı işçinin eski işyerine iadesi gerekirken, başka bir yer gösterilmesinin işe başlatma mahiyetinde değerlendirilemeyeceği, eski işine başlatılmayan davacı işçinin boşta geçen süre ücreti yanında, işe başlatmama tazminatına da hak kazandığının kabul edilmesi gerektiğinden; boşta geçen süreye ait ücret ile dört aylık süre ilavesiyle kıdem tazminatı farkı hüküm altına alındığı halde, işe başlatmama tazminatı isteğinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı işçinin ikramiye uygulamasının kaldırılması ile ilgili değişikliği altı işgünü içinde yazılı olarak kabul ettiğini gösterir yazılı belge bulunmadığından kararın işçiyi bağlamayacağı-
Bordrolarda uygulanacak değişikliklere ilişkin olarak düzenlenen belgen- Ücret miktarı ile sosyal yardımların hangi miktar üzerinden ödeneceği- Ücret ile ikramiye ve sosyal hakların miktarının asgari ücrete oranlama yapılarak mı yoksa ücret bordrolarına göre zam oranları tespit edilerek mi belirlenmesi gerektiği-
Kesinleşen muvazaa tespitinin bulunduğu dönemden sonrası için davalı İdare ile yüklenici firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı, işçinin yazılı onayı olmaksızın ücretinin düşürülüp düşürülmediği, ilave tediye alacağı ve yol ücreti alacakları-
375 sayılı KHK gereğince sürekli işçi kadrsounda çalışan davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile yapılan görevlendirmenin esaslı değişiklik kapsamında olup olmadığı-
İş sözleşmesine uygulanacak hukuk, hizmet süresi, ücret miktarı, ücretin brütleştirilmesi, giydirilmiş ücret tespiti, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesabı, ücretin düşürülmesi ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılıp yapılmadığı ile ret vekâlet ücreti-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Toplu iş sözleşmesi uyarınca daacının vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti-
Zamanaşımı süresinin, belirsiz alacak davası açılması ile tüm alacak için kesildiğinden, davacının belirleyemediği alacağının zamanaşımına uğraması söz konusu olmayacağı- İşçilik alacağına ilişkin davada, Davacı vekili önceki dilekçesinde her ne kadar davanın ıslah edildiğini belirtmiş ise de; davanın belirsiz alacak davası olarak açılması, davacı vekilinin sonra duruşmada önceki dilekçesinin, talep artırım dilekçesi niteliğinde olduğunu açıkça beyan etmesi, sözü edilen dilekçede dava konusu kıdem tazminatı dışındaki alacaklara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasının talep edilmesi ve mahkeme tarafından eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile bu kapsamda yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulması karşısında, ilk verilen dilekçenin talep artırım dilekçesi olduğunun kabulü gerektiği- Belirsiz alacak davasında dava konusu alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda davacı taraf iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde belirttiği miktarı artırabileceğinden bozma kararı sonrasında da artırım dilekçesi vererek, tamamlama harcı yatırılmak suretiyle talebini artırılabilmesi mümkün olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.