• “1998 ve 1999 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     «Madde 451 - Yürürlükteki Kanunun 394 üncü maddesini karşılamaktadır.

    Maddenin kenar başlıkları içeriğiyle uygun hâle getirilmiştir. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasının son cümlesindeki “vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır” şeklindeki ifade, maddede yapılan işlemin onamaya kadar sa-dece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere, işlem onanmazsa “diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur” şeklinde düzeltilmiştir.»



  • “1984 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘Madde 375 - Madde, yürürlükteki Kanunun 394. maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin ikinci fıkrasının son cümlesindeki “vasi icazet vermezse o tasarruf hükümsüz kalır” şeklindeki ibare, tasarıda yapılan işlemin onamaya kadar sadece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere “işlem onanmazsa, karşı taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur” tarzında düzeltilmiştir.’:

    4. Vesayet altındaki kişinin kendi başına yapacağı işler

    a. Vasinin izni veya onayı

    Madde 375 - Ayırım gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamı ile yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.

    Diğer tarafın kendisinin belirleyeceği veya hâkime baş-vurarak belirteceği uygun bir süre içinde işlem onanmazsa, karşı taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.”


  • “1971 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘1) Terim ve ifade: Terimler Anayasa’ya, öteki maddelere uydurulmuş, ifade sadeleştirilmiştir. Özellikle bugün yürürlükte olan 394 üncü madde metninin birinci kenar başlığı (kü-çüğün tasarrufu) olup bu tamamiyle yanlıştır; zira burada bahis konusu olan yalnız (küçük) değil aynı zamanda (ergin kısıtlı) dır. Bu nokta belirtilmek için (vesayetli) kelimesi kullanılmış ve (tasarruf) kelimesi yerine de, 391 inci maddede belirtilen ge-rekçe ile, (işlemler) deyimi konulmuştur. Yine kenar başlıktaki (icazet) tabiri hem koyu Arapçadır, hem de eksiktir. Zira maddenin metninde hem (izin) hem de (icazet) bahis konusudur ki bunlardan birincisi bugün doktrinde ve idarî işlemlerde yerleşmiş olan (onam) ikincisi ise, yine yerleşmiş bulunan (onay) dır. Bu ikincisi, yapılmış olan bir işleme sonradan muvafakatini bildirmek bu işlemi tasdik etmek demek olup (icazet) intam karşılığıdır. Bu sebeple 394 üncü maddenin gerek ikinci kenar başlığında ve gerek metninde bu terimler kullanılmış ve (zimnî) terimi ise doktrinde yerleşmiş olan ve bugünkü kuşaklar tarafından anlaşılan (üstü kapalı) terimiyle değiştirilmiştir.

    2) Biçim değişikliği: Maddede biçim değişikliği yoktur. Madde, yürürlükte bulunan madde gibi iki fıkradan oluşmuştur.

    3) Hüküm değişikliği: Bu maddenin ikinci fıkrasındaki (o tasarruf hükümsüz kalır) deyimi yerine (karşı taraf borç ile bağlı kalmaz) ibaresi konularak bir nevi kural değişikliği yapılmıştır. Zira sezgin olan vesayetlinin tek başına yaptığı bir hukukî işlem, vasinin bu hususta düşüncesini açıklamasına kadar, vesayetli için askıdadır; karşı taraf için ise bağlayıcıdır. Vasi bu işlemi onaylarsa işlem vesayetli için dahi bağlayıcı olur; onaylamazsa o zaman karşı taraf bağlı olmaktan kurtulur. Durum böyle iken yürürlükteki metinde (vasi icazet vermezse o tasarruf hükümsüz kalır) denilmesinden sanki icazetten önce o muamelenin her iki taraf için kesin olarak hüküm doğuracağı anlamı çıkmaktadır. Oysa durum, yukarıda açıklandığı gibi bu değildir. Maddenin yanlış yorumlanmasını önlemek ve yanılgıya düşülmesine meydan bırakmamak için fıkra değiştirilerek yukarıki şekle konulmuştur.’:

     

    4. Vesayetlinin yaptığı işlemler.

    a) Vasinin onamı ve onayı.

    Madde 394 - Vesayetli sezgin ise, vasinin açık veya üstü kapalı onamı veya sonradan onayı ile borç altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.

    Karşı tarafça konulan veya yargıca koydurulan uygun bir süre içinde onay verilmezse, karşı taraf borç ile bağlı kalmaz.”