• Adalet Komisyonu Raporu

     “Tasarının 438 inci maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinin başında yer alan ‘Bu defter ibaresinden sonra’ (,) konmuştur."



  • “1998 ve 1999 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     “Madde 438 - Yürürlükteki Kanunun 382 nci maddesini karşılamaktadır.

    İsviçre Medenî Kanununun 398 inci maddesi hükmüne paralel olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

    Birinci fıkrada malların defterinin tutulabilmesi için, vasinin atanmasına ilişkin kararın kesinleşmiş olması öngörülmüştür. Aynı fıkrada “sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” denilmiştir.

    İkinci fıkraya göre, ayırtım gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, defter tutulurken mümkünse hazır bulundurulacaktır.

    Maddenin üçüncü fıkrasında sözü edilen kişinin malları için tutulacak resmî defter, mirasta söz konusu olan 619 uncu maddede öngörülen defterle benzerlik arzetmektedir. Bu nedenle defterin tutulması, alacaklılara karşı hüküm ve sonuçları konularında 619 vd. maddelere yollama yapılmıştır."



  • “1984 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘Madde 363 - Madde, yürürlükteki Kanunun 382. madde-sini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki “sulh mahkemesinin bir mümessili hazır bulunduğu hâlde” ibaresi yerine “sulh hâkiminin görevlendireceği bir kişi” ibaresi konulmuştur. Madde, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 398. maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.’:

    A. Göreve başlama

    I. Defter tutma

    Madde 363 - Vasi atanmasına ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine sulh hâkiminin görevlendireceği bir kişi ile vasi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek mal varlığının defteri tutulur.

    Vesayet altına alınan kişi ayırım gücüne sahipse, müm-kün olduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur.

    Durum gerekli kılıyorsa asliye hâkimi, vasi ve sulh hâ-kiminin isteği üzerine, defterin alacaklılara karşı mirastaki resmî defter sonucunu doğurmak üzere ve oradaki usul uyarınca tutulmasına karar verebilir.”


  • “1971 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘1) Terim ve ifade: Terimler Anayasa’ya ve öteki madde-lere uygun duruma getirilmiş, ifade sadeleştirilmiştir. Özellikle birinci ayırımın bugünkü metinde (vasinin vazifeleri) biçiminde olan ifadesi (vasilik görevi) olarak değiştirilmiş ve böylece bu başlık Medenî Kanunun Almanca aslına uygun ve daha rasyonel bir hale getirilmiştir; zira bu ayırımda sadece (vasinin vazifeleri) değil, bundan başka (vasilik süresi, vasinin ücreti) gibi görevle ilgili öteki konular da düzenlenmiş bulunduğundan, başlığın onun kapsadığı madde hükümlerine uygun duruma konulması gerekli görülmüştür. Bundan başka lüzumlu olmayan bazı kelimeler kaldırılmıştır. Meselâ (mirası kabul halinde tanzim edi-len) deyimi gereksiz ve anlamsız bulunarak metne alınmamış ve yukarıda 347 nci maddenin gerekçesinde belirtilen sebeplerle (mahkemeî asliye) yerine (denetim makamı); (sulh mahkemesi) yerine de (vasilik makamı) tâbirleri konulmuştur.

    2) Biçim değişikliği: Yürürlükte bulunan metinde ikinci fıkra, üç cümlelik bir tek fıkra durumundadır. Ayrı ayrı fıkraları kapsadığı için bu fıkra iki ayrı fıkraya ayrılmış ve böylece 382 nci madde, yürürlükteki metinde, iki fıkra olduğu halde, ta-sarıda -İsviçre aslına uygun olarak- üç fıkra haline konulmuş-tur.

    3) Hüküm değişikliği: 382 nci maddenin birinci fıkrasında bir kural değişikliği yapılarak, malvarlığına ait defterin, şimdiki metinde olduğu gibi, (sulh mahkemesinin) bir mümessili hazır olduğu halde vasi tarafından) değil, tamamen tersine olarak (vasilik makamının bir temsilcisi tarafından, vasînin de katılması suretiyle) yapılacağı açıklanmıştır. Zira vasilik işlerinde en önemli noktalardan birisi, vasinin görevine başlarken vesa-yetlinin malvarlığının, yani bütün mal, alacak ve borçlarının saptanması meselesidir. Bu işin vasiye bırakılmayıp, vasilik makamınca yapılması gereklidir ve esasen Medenî Kanun Ko-misyonu da bu noktada ittifak etmiştir. Bu sebeple madde o yolda değiştirilmiştir. Ayrıca burada aktif ve pasifi ile birlikte bütün bir malvarlığının gerçek durumunun saptanması bahis konusu olduğundan, maddedeki (mallarının) tabiri yerine -269 uncu maddenin gerekçesinde belirtilen sebeplerle- (malvarlığının) terimi konulmuştur. Ayrıca maddenin son fıkrasındaki resmî defterin (mirastaki usûl uyarınca) yapılması gerektiği herhangi bir tereddüt doğurmayacak biçimde belirtilmiştir.’:

     

    A. Göreve başlama.

    I. Defter yapma.

    Madde 382 - Vasi, görevine başlarken, yöneteceği malvarlığının, vasilik makamının bir temsilcisi tarafından ve vasinin de katılması suretiyle bir defteri yapılır.

    Vesayetli sezgin ise ve imkân da varsa, defter yapılırken o da birlikte bulundurulur.

    Durum gerekli kılıyorsa, denetim makamı vasinin ve vasilik makamının istemi üzerine, defterin, alacaklılara karşı mirastaki resmî defter sonucunu doğurmak üzere ve oradaki usûl uyarınca yapılmasını emredebilir.”