• “1998 ve 1999 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     “Madde 869 - Yürürlükteki kanunun 784 üncü maddesini karşılamaktadır.

    İsviçre Medeni Kanununun 810 uncu maddesine uygun olarak üç fıkra halinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.”



  • “1984 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘Madde 787 - Madde, yürürlükteki kanunun 784. madde-sini karşılamaktadır; kaynak İsviçre Medeni Kanununun 812. maddesine uygun olarak üç fıkra halinde düzenlenmiştir. Hü-küm değişikliği yoktur.’:

     

    “V. Taşınmaz üzerindeki diğer yükümlülükler

    Madde 787 - Malikin, rehinli taşınmaz üzerinde yeni sı- nırlı aynî haklar kurmayacağını taahhüt etmesi geçerli değil-dir.

    Tarihi daha eski olan rehin hakkı, aynı taşınmaz üzerinde alacaklının müsaadesi olmadan daha sonra kurulan irtifak haklarından veya taşınmaz yükümlülüklerinden önce gelir. Sonradan kurulan ve rehnin paraya çevrilmesi sırasında daha eski tarihli rehinli alacaklılara zarar veren irtifaklar ve taşınmaz yükümlülükleri terkin edilir.

    Önceki rehinli alacaklının talebi ile irtifak hakları veya taşınmaz yükümlülükleri terkin edilen kimselerin, rehinli taşınmazın paraya çevrilmesinde, hakları sonradan tescil edilenlere karşı, satış bedelinden haklarının kıymetini karşılayan miktarı almak hususunda öncelikleri vardır.”


  • “1971 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     

    ‘1) Terim ve ifade: Terimler yukarıki maddelere uygun duruma getirilmiş ifade sadeleştirilmiştir.

    2) Biçim değişikliği: Madde, İsviçre aslında olduğu gibi, üç müstakil fıkra durumuna konulmuştur.

    3) Hüküm değişikliği: Maddenin ikinci fıkrasına, İcra ve İflas Kanununun 132 nci maddesine paralel olarak (kira şerh-leri) eklenmiştir.’:

    “V. Rehinden sonra kurulan aynî haklar

    Madde 784 - Malikin, rehinli taşınmazını yeniden aynî haklarla yükümleme hakkından vazgeçmesi, geçerli değildir.

    Rehinli alacaklının rızası alınmadan rehinli taşınmaz üzerinde bir yükümlenim hakkı veya bir taşınmaz yükümü kurulur veya rehinli taşınmaz kiraya verilerek kira sözleşmesi kütüğe şerh veriirse, rehin hakkı daha sonra kurulan bu yükümlerden önce gelir; eğer bu yükümler taşınmazın paraya çevrilmesinde rehinli alacaklıyı zarara sokuyorsa kütükten silinir.

    Bununla birlikte, yükümlenim hakkı veya taşınmaz yü-kümü dolayısiyle hak sahibi olanlar, bu haklar alacaklının istemi üzerine kütükten silinmiş olsa bile, haklarını satış pa-rasından alma hususunda, alacakları kendi haklarından sonra kütüğe tescil edilmiş bulunan rehinli alacaklılara karşı önceliklidirler.”