TÜRK TİCARET KANUNU > - Ticaret Şirketleri > - Anonim Şirket > - Sona Erme ve Tasfiye > - A) Sona erme > - I - Sona erme sebepleri > - 2. Özel hâller > Madde 531 - b) Haklı sebeplerle fesih
Her ne kadar davalı şirket yöneticileri tarafından davacı adına imza atılmak suretiyle sahte belge düzenlendiği ceza mahkemesi kararı ile sabit olup şirketin feshi talebi için haklı sebep olarak değerlendirilmesi gerekir ise de eldeki davanın açıldığı tarih itibarı ile bu dava yönünden haklı neden oluşturmaz, ancak somut olayda şirket yönetiminde %50 pay sahibi olan ..............'ın 08.08.2016 tarihli e-mailinde davacıya hitaben "Canım keşke karın kadar delikanlı olabilseydin en azından o bana ağır küfür etti küçük ...... bir alkoliksin ve bence süper salaksın pazartesi avukatımla görüşeceksin bundan sonra sana bol şans bebeğim" şeklinde onur kırıcı söylemleri ve 30.07.2016 tarihli whatsapp yazışmalarına göre davacı ile yönetici ortak arasında cereyan eden bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesinde düzenlenen haklı nedeni oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davalı şirketin en son 2013 yılında kâr payı dağıttığı, her ne kadar daha sonraki tarihlerde alınan kâr payı dağıtmama kararına davacı da onay vermiş ise de kararda belirtilen ''yatırım yapılması'' şartının da gerçekleşmediği veya buna ilişkin çalışma yapıldığına dair bir savunmada da bulunulmadığı, şirketin ana sözleşmede gösterilen alanlarda ticari faaliyette bulunmadığı, şirketin tek gelir kaleminin sembolik kira gelirinden oluştuğu, kira bedelinin piyasa rayici nazara alındığında oldukça düşük kaldığı, elde edilen gelirin ise ancak şirket masraflarını karşılayacak düzeyde olduğu, tek amacı kâr dağıtmak olan şirketin, çoğunluk pay sahiplerinden oluşan mevcut yöneticilerin kararları sebebiyle kira geliri elde etme gayesi dışında bir amacının kalmadığı, uzun süreli kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmiş olması sebebi davacının hissesini bir başkasına devretmesinin de -durumun 3. kişiler nezdinde yaratacağı caydırıcılık nazara alındığında- pek mümkün olmadığı veya hissenin hak ettiği bedelden daha düşük bir bedelle satılması durumunun söz konusu olacağı hususları nazara alındığında, işbu davada şirketin feshi koşullarının oluştuğu ve ancak 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi gereğince Mahkemece, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğinden davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline sebep olacak şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının tehtid ve zarara uğrama gibi konularda şirket ortaklarına yönelik başsavcılığa yaptığı suç duyurularının takipsizlikle sonuçlandığı, bilgi alma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davaların redle sonuçlandığı nazara alındığında davacı yönünden davalı şirketin TTK. mad.531 uyarınca feshini gerektiren haklı nedenlerin oluşmadığı- Davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği- Taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, HMK. mad. 305 'te belirtildiği üzere tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği- Temyiz dilekçesinin verilme usulü olarak temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerektiği-