Tapu kayıt maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespiti işlerinin  "Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması" (HMK. 382) tanımına uyduğundan işin esasına girilmesi gerektiği-
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturacağı, bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekeceği, bu tür işler, HMK’nin 382/(2). fıkrasının ç-1) bendi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınacağı- Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçılarının isteyebileceği, bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgilerinin düzeltmesini isteyebileceği-
Tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin davada, Tapu Müdürlüğü'nün yargılamada taraf değil, sadece ilgili olduğu, ilgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemiyeceği gibi, ilgili tarafın davayı kabulünün de sonuç doğurmayacağı, taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığının söz konusu olmadığı, davada ileri sürülen isteğin HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işlerinden bulunduğu ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine, esastan hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Tapu kayıt düzeltim davaları nedeniyle yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceği; bu durumda tıpkı veraset belgesinin iptali davalarında olduğu gibi hak iddia eden kişilerin önceki davadaki kişileri taraf göstererek Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açacakları çekişmeli bir dava sonucunda haklarını iddia ve ispat etmeleri gerekeceği- Tapu kayıt düzeltim davalarının HMK. mad. 382 ve devamı maddelerine göre çekişmesiz yargı işlerinden olduğu- HMK. mad. 388 uyarınca mahkemece verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyip aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı-
Yeni Tapu Sicili Tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihten itibaren, ilgililerin mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine prosedüre uygun şekilde başvurmasının kaçınılmaz olduğu, prosedür izlenmeden mahkeme önüne getirilen davanın dinlenebilme olanağı olmadığı- İlgililerin tapu müdürlüklerine yaptıkları düzeltim başvuruları üzerine, tapu müdürlüklerinin Tüzüğün 75. maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturmayı yapmadan verdikleri soyut içerikli ret kararlarının da davayı mahkeme önünde dinlenebilir hale getirmeyeceği; Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesine aykırı olarak verilen bu tür ret kararlarına karşı ilgililerin aynı tüzüğün 26. maddesine göre itiraz imkanı bulunduğu-
TMK'nın 32 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan gaiplik davalarında görevli mahkemenin, HMK'nın 382/2-a/4. maddesi uyarınca, sulh hukuk mahkemesi olduğu-
Yeni Tapu Sicili Tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihten itibaren, ilgililerin mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine prosedüre uygun şekilde başvurmasının kaçınılmaz olduğu, prosedür izlenmeden mahkeme önüne getirilen davanın dinlenebilme olanağı olmadığı-
Niteliği itibariyle tapu kayıt maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespiti işlerinin HMK. mad. 382 'nin 2-ç/1. fıkrasındaki "Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması" tanımına uyduğu-