Davacı vekilinin dilekçesinde sadece miktar yönünden ihtiyati hacze itirazda bulunulduğundan diğer yönlerden yerel mahkemeye yapılan bir itiraz bulunmadığından yerel mahkemeye karşı ileri sürülmeyen itirazın istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün bulunmadığından tedbir taleplerine ilişkin taleplerinin esastan reddine, ihtiyati haciz yönünden istinaf başvurusunun dava değeri olan 10.000 TL üzerinden 1.000 TL teminat karşılığı verilen yerel mahkemece kararında belirlenen teminat yatırılmadığından ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 396. Maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olduğundan yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu-
Adi senede dayalı olarak yürütülen icra takibine karşı borçlunun açtığı menfi tespit dosyasında teminat karşılığında verilen tedbir kararının icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı olduğu, bu tedbirin, mahiyeti itibariyle tahsil aşamasına gelen paranın alacaklıya ödenmesini engellemeye ve dava sonucuna göre hareket edilmesine yönelik olup, takibin durmasına ve haciz yapılmasına engel teşkil etmeyeceği- Davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde ihtiyati tedbirin kalkacağı- Hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan almasının doğal olduğu, bu halde tayin edilecek zararın asıl alacağın takip tarihine göre yüzde yirmi veya kırkından aşağı olamayacağı-
Taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin mahkeme kararı ile konulduğu durumda, kaldırılmasının da aynı mahkemeden istenilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, işleten ve sürücünün taşınır, taşınmaz malları ile bankalardaki ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ve kazaya karışan aracın üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş olup mahkemece, ihtiyati hacze karar verilmesinin isabetli olduğu-
Trafik kazasında davacıların murisinin ölmesi üzerine davalılar hakkında destekten yoksunluk nedeniyle maddi-manevi tazminat istemli  açılan dava sebebiyle davalılar adına kayıtlı taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edilmiş olup, mahkemece, talebin İİK.’nun 257. maddesindeki koşullara uygun olduğu gerekçesiyle, borçlunun borca yetecek kadar menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Önceki kararların değiştirilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
  • 1
  • 2
  • kayıt gösteriliyor