Bonoya dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, senedin önceden başka bir amaçla açığa atılan imzanın üstünün bilgisayar ve yazıcı marifetiyle sonradan doldurulması suretiyle oluşturulduğu yönündeki sahtelik iddiasının mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebileceği; yaptırılan teknik bilirkişi incelemesiyle imza çizgilerinin üzerinden yazıcı mürekkebinin geçtiğinin (metnin imzadan sonra basıldığının) saptanması hâlinde ispat yükünün yer değiştirerek bunun aksini ispat külfetinin alacaklıya geçeceği, alacaklının senedin sonradan doldurulmadığını kesin delillerle kanıtlayamaması durumunda davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği; ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının da hukuk mahkemesini bağlamayacağı-
Bonoya dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, senedin ve ihdas nedenine dayanak gösterilen taahhütnamenin önceden boş belgeye atılan imzanın üzerinin lazer yazıcı marifetiyle sonradan yazdırılması suretiyle sahte olarak oluşturulduğunun adli tıp enstitüsü raporuyla belirlenmesi hâlinde ispat külfetinin yer değiştirerek alacaklıya geçeceği, alacaklının senedin ve taahhütnamenin anlaşmaya uygun olarak düzenlendiğini ve alacaklı olduğunu yazılı delille ispatlayamaması durumunda davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği- (Karşı oy yazısında, ileri tarihli açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, zorunlu unsurları tam ve sebepten mücerret bonoda ihdas nedeninin talil edilmediği durumlarda senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının borçlu tarafından yazılı delille ispatlanması gerektiği ve ispat yükünün alacaklıya yükletilemeyeceği görüşünün ileri sürüldüğü-)
Maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabul edilmesi gerektiği - İstirdat davasında takip dosyasında yapılan ödeme hangi para birimi üzerinden yapılmışsa o para birimi üzerinden hüküm altına alınması gerekeceği - Döviz cinsinden olan takiplerde kötü niyet tazminatına hükmedilirken Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığının rakamsal olarak belirlenmesi suretiyle %40'ı oranında tazminata hükmedilmesi ya da doğrudan %40'ı karşılığının rakamsal değerinin belirtilmesi ve istirdadına karar verilen USD cinsinden dövize Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekeceği -
Açık çek düzenlenmesi mümkün olduğu, imzası inkar edilmeyen çek aslında keşide tarihinin bulunması zorunlu ve yeterli olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, bu yönde bir belge sunulmadığı, ticari defterlerin dar yetkili icra mahkemesinde incelenerek sonuca gidilmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Borçlunun, İİK'nın 167/2. ve 168/1-1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 58. maddesine aykırılık nedenine dayalı şikayeti yönünden yapılan inceleme sonucunda; somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, takip konusu borcun dayanağı olarak bir adet bono gösterilmiş olup, borçlular adına çıkarılan ödeme emri tebliğ evrakında; "örnek no10 ödeme emri ve dayanak belgeler vardır", "örnek no10 ödeme emri ile bono sureti vardır" şerhinin bulunduğu, buna göre takip dayanağı bononun tasdikli örneğinin ödeme emri ile birlikte borçlulara gönderildiği anlaşılmakla şikayetin yerinde görülmediği, borçlunun, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğuna ilişkin İİK'nın 169. maddesine dayanan borca itirazının incelenmesinde; borçlular tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmadığı, davacı tarafından senedin teminat olarak düzenlendiği iddiasının takip dayanağı senede açıkça atıf yapan, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle teminat iddiasına dair itirazın reddi kararının yerinde olduğu-
Davacı-borçlu tarafından 28.04.2013 tarihli sözleşme uyarınca takibe dayanak senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüşse de Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına dayanak 28.04.2014 tarihli, "bu bir sözleşmedir" başlıklı belgenin sol üst kısmındaki tarih tahrifatlı olup, 2014 yılında düzenlendiği anlaşılan bu belgedeki takibe dayanak bonoya ilişkin vade tarihi ve miktarının tahrifatlı olduğu, bu nedenle belirtilen belgeye itibar edilemeyeceği, ayrıca 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/112-496 sayılı yerleşik içtihatlar gereğince iş bu sözleşmede senedin düzenleme tarihi açıkça belirtilmediğinden davacı-borçlunun teminat iddiasını İİK'nın 169/a-1 maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlayamadığının anlaşıldığı, bu nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davanın, keşidecisi dava dışı E.Ltd. Şti., lehtarı davacı şirket olan 3 adet çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu - Davacı yanca bir sureti dosyaya sunulan belge aslının ilgili bankaya müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmadığı - Davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine yönelik iddia yukarıda belirtilen yasa hükümlerinin sözü edilen belge aslı ve yukarıda ifade edilen maddi vakıalar gözetilerek incelenip sonuçlandırılmadığı, dolayısıyla eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı-
Menfi tespit davasında davacının, açığa atılan imzanın haksız olarak ele geçirilip üzerinin bilgisayar çıktısı alınarak sonradan bono haline getirildiği yönündeki iddiasının sahtelik iddiası niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde; mahkemece uyuşmazlığın salt TTK'nın 680. maddesi kapsamındaki anlaşmaya aykırı doldurma olarak nitelendirilip yazılı delil yokluğundan davanın reddine karar verilemeyeceği, bononun açığa imzalı kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ile zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi ve ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu veya adli tıp enstitüsünden teknik bilirkişi raporu aldırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davada, taraflar arasında temel ilişki olduğu, ispat yükü davacıda olmakla beraber davalı defterleri üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle senet keşide tarihinden sonra davacı tarafından gerek mal teslimi gerekse nakit ödeme varsa tüm bunların hesaplanarak sübut olan ödemeler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında davacının, açığa atılan imzanın haksız olarak ele geçirilip sonradan bilgisayar çıktısı alınarak bono haline getirildiği yönündeki sahtelik iddiası karşısında; mahkemece ceza soruşturmasındaki takipsizlik kararı ve yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilmeyerek, senedin açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ile zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi ve ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden ayrıntılı rapor aldırılması ve varsa senedin sahteliğine ilişkin açılmış tespit davasının celbedilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
