Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında, "senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu" iddia eden davacı - borçlunun iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği-
Davacının, dava dışı şirkette çalışırken, davaya konu senedi bu şirkete teminat senedi olarak verdiği, davacının dava dışı şirkete karşı açtığı işçi alacağına ilişkin davayı kazandığı, bu davadan borçlu olan dava dışı şirketin davaya konu senedi tır araçlarının pazarlanması konusunda bir ticari ilişkisi bulunan davalıya verdiği, takibe konu senetteki tutar ile davacının işverenden kazandığı işçilik alacağı tutarının birbirine yakın olduğu, dava dışı şirketin, davalı aracılığı ile senedi takibe koyarak dava konusu takibi başlattığı gerekçesiyle kabulüne karar verilen davada; bir kambiyo senedi olan bononun, keşideci tarafından bazı unsurlarının eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulmasının, TTK'nun 778/2-f maddesi ve TTK'nun 680. maddesi gereğince mümkün olup; davacının keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun, sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle ispatlamak zorunda olduğu-
Mahkemece, davacının, kardeşi davalıya boş olarak hatır çekleri verdiği, davalının çekleri diğer davalı limited şirket adına tanzim ettiği, anılan firmanın çeklerin hatır çeki olduğuna dair yazılı belgeyi davacıya verdiği, çekler üzerinde "bedeli tahsil içindir, rehindir" ibaresinin bulunmaması nedeniyle davalı bankalara çeklerin temlik cirosuyla devredildiği, TTK'nın 687. maddesine göre keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defilerin iyiniyetli hamil olan bankalara karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davalı kardeş ve limited şirket yönünden davanın kabulüne, çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı bankalar yönünden davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edildiği- Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın çekten kaynaklı menfi tespit davası olduğu, TTK'nın 818/1-c,d,e,f maddeleri delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken, TTK'nın 688. maddesi uyarınca çekin tahsil cirosu olarak kabul edilebilmesi için çek üzerinde "bedeli tahsil içindir, kabz içindir, vekaleten" ibarelerini taşıması gerektiğine, 680. maddeye göre poliçenin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında ağır kusurlu olan hamile karşı ileri sürülebilecek olmasına, aynı Yasanın 687. maddesine göre keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defilerin iktisapta bile bile borçlunun zararına hareket eden hamile karşı ileri sürülebilmesinin mümkün bulunmasına, bu hususun da davacı tarafından ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verildiği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin, teminat amacıyla verildiği, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının, borca itiraz niteliğinde olduğu- Borçlunun, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği-
Alacaklının açtığı itirazın iptali davasının kabulüne dair karar kesinleşmiş olduğundan, davacı-borçlunun açtığı menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-    
Başlangıçta tamamen doldurulmamış olan bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belgeyle açık şekilde ispatlanması gerektiği-
Borçlunun, takibe dayanak senedin, veresiye fişi aslından koparıldığına ilişkin sahtelik iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, bu iddianın dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmadığı-
Çek, tamamen doldurulmadan da tedavüle çıkarılabileceğinden, sadece keşide tarihinin bulunmaması nedeniyle çek vasfını taşımadığından, zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesinin hatalı oldğu-
Bonoda bulunması zorunlu olan “düzenleme tarihi”nin gerçeğe uygun olmasının gerekmediği, düzenlendiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bononun geçerli olduğu- Alacaklının bonoyu tedavüle çıkarırken düzenleme tarihini doldurabileceği, “bu tarihin anlaşmaya aykırı doldurulduğu” iddiasının, İİK.nun 169/a-I maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlanması gerekeceği-
Tanzim edildiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bononun da geçerli olduğu- Alacaklının, bonoyu tedavüle çıkarırken tanzim tarihini doldurabileceği, borçlunun, "bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu" yönündeki iddiasını "yazılı belge" ile kanıtlaması gerektiği- Bononun tanzim tarihinde, senedi düzenleyen kişinin ölü olmasının, bononun niteliğine etkili olmayacağı, alacaklı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu belge ile ispat edilemediğine göre, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
  • 1
  • 2
  • 3
  • kayıt gösteriliyor