Rekabet yasağı-
Taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin istirdadı istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemi-
Taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemi-
11. HD. 12.10.2020 T. E: 604, K: 4028-
11. HD. 28.09.2020 T. E: 2019/4513, K: 3623-
Asıl davanın davalıları kefaletle ilgilerinin olmadığını belirterek sözleşmedeki kefalet imzalarını inkar ettiğinden takip dayanağı sözleşme asıllarının davacı tarafından mahkemeye ibrazı sağlanıp, bu sözleşmenin ilk imzalandığı tarihte ve sonraki limit artışlarında, davalıların imzalarının olup olmadığının tespit edilip, davalılara bu imzaların kendilerine ait olup olmadığı sorulup, duruşmaya gelmezler ise bu doğrultuda isticvap davetiyesi çıkarılıp, imzayı kabul etmezler ise usulüne uygun imza incelemesi yapılıp, imzaların bu davalılara ait olduğunun anlaşılması halinde kefalete ilişkin kurallara göre sorumluluklarının kapsamının saptanması gerektiği-
Menfi tespit davasının konusunu teşkil eden borcun dayanağı taşıt kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 02.05.2014 tarihinde gerçek kişiler tarafından açılan davanın tarihi itibarı ile kredi kartından kaynaklanan alacağın tüketici sıfatına haiz davacılar tarafından tüketici mahkemesinde açılması gerektiği gibi yine diğer kredi sözleşmesinin de tüketici kredisi sözleşmesi niteliğinde olması sebebiyle taşıt kredisi sözleşmesinden kaynaklanan davanın da tüketici mahkemesinde açılması gerektiği, mahkemece görev hususu re’sen gözetilerek davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunda, borçlunun başlangıçtan beri mütemerrit olduğu söylenemeyeceği, alacağın istenilebilir hâle getirilmesi ve beraberinde faiz talep edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi, bunun için de ihtarın zorunlu olduğu- "Haksız şartın baştan itibaren yazılmamış olma hâlini doğurduğu, yapılan kesintilerin haksız şart olduğu kabul edildiğinde ise artık sözleşmeye göre bir kesitinin varlığından bahsedilemeyeceği, olaya sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve dolayısıyla ihtara lüzum olmadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Hazine Müsteşarlığı kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirlediğinden, zorunlu sigorta genel şartlarını, TBK’nun 20. maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığı- Hazine Müsteşarlığının, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi, hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde de bulunmadığı- Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nunda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacıların davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunmadığı- Davalı Sigorta A.Ş, trafik sigortasını yaptığı aracın sebebiyet verdiği zarar bakımından poliçe limitleri dahilinde sorumluysa da, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğu-