İcra kefilinin "taahhüdü ihlal suçu"ndan dolayı cezalandırılabilmesi için, kendisine "icra emri"nin tebliğinden sonra ödeme taahhüdünde bulunması ve taahhüt ettiği tarihte borcunu (veya taksitini) ödememiş olması gerekeceği (Kefaletle birlikte yapılan taahhüdün geçerli olmayacağı)–
Sanığa tebliğ edilen duruşma davetiyesinde -CMK'nun 195. maddesi uyarınca yazılması gereken- 'duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam edileceğine' ilişkin açıklamanın bulunmaması halinde, yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlanamayacağı–
İİK. 354/II hükmü yürürlükten kaldırılmış olduğundan, "hükümde sanığın temyizi sonucu mahkumiyet hükmünün onanmasından sonra ödeme veya vazgeçme halinde cezanın yarısının çektirileceği" ihtaratına yer verilemeyeceği–
"Dava ve cezanın İİK'nun 354. maddesinde yazılı sebeplerle düşeceği"nin kararda belirtilmesi gerekeceği–
Sanığa son söz verilmeyerek hüküm kurulamayacağı–
Sanığa tebliğ edilen duruşma davetiyesindeki 'gelmediği takdirde yokluğunda yargılama yapılacağına' ilişkin açıklamanın (CMK. mad. 195) okunaklı olmaması halinde, yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlanamayacağı–
İcra kefili olan sanığa gönderilen icra emrinin aynı takip dosyasında borçlu konumunda bulunan ve aralarında menfaat çatışması olan kardeşine tebliğ edilmesi halinde tebligatın usulsüz olacağı ve taahhüdü ihlal suçunun oluşmayacağı–
