TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Özel Borç İlişkileri > - Adi Ortaklık Sözleşmesi > - B. Ortaklar arasındaki ilişki > - VII. Yönetici ortaklar ile diğer ortaklar arasındaki ilişki > Madde 630 - 1. Genel olarak
Adi ortaklığın tasfiyesi istemi- Taraflar arasında inşaat adi ortaklığının kurulduğu, bozma sonrasında yapılan yargılama sürecinde dava dışı ortağın da davaya dahil edilip yargılamaya devam edildiği, davalı şirketin kuruluş amaçlarından birinin davaya konu inşaat sözleşmesini akdederek işyerlerinden oluşan inşaat projesini doğrudan ve/veya taşeronlar vasıtasıyla gerçekleştirmek ve inşaatın tamamlanmasını takiben söz konusu konut ve iş yerlerini satmak, kiralamak ve işletmek olduğu, davalı şirketin başka bir iştigal alanı bulunmadığı, hükme esas alınan tasfiye raporlarında davalı şirket tarafından usulüne uygun tutulan ticari defterler esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafça tasfiye raporlarına yönelik itirazların raporlar ile karşılandığı, tüm tasfiye raporları ile ortaklığın zararda olduğunun açık şekilde belirlendiği, vekalet ücretinin nisbi olarak belirlenmesinin yerinde olduğu- "İnşaatın yüklenicileri olarak adi ortakların, arsa üzerine inşaa edilecek bağımsız bölümlerin ve arsa payının %65’i oranında ayni hak sahibi olduğu, tüm adi ortakların birlikte hareket etmeden ve bir karar almadan bu ayni hakkın başkalarına devredemeyeceği, sözleşmenin tek başına ortaklardan biri tarafından tadil edilemeyeceği, A.Ş.’de pay sahibi olan gerçek kişi davacı adi ortakların, ...bağımsız bölümün tam veya kısmi olarak tapularının ... A.Ş. yerine dava dışı arsa sahibine devredilmesi nedeniyle adi ortaklığın davalılarca zarara uğratıldığı, bu suretle davalı ortakların, TBK m. 628 uyarınca da davacı adi ortakların mülkiyet hakkına zarar vermiş olmaları nedeniyle sorumlu oldukları, Mahkemece, ... A.Ş.’nin işleyişi nedeniyle şirket yöneticisinin şirkette hisse sahibi davacılara verdiği dolaylı zarar yönünden inceleme yapıldığı ve bu husus da davacılarca temyiz sebebi yapılmış ise de, A.Ş. yöneticilerinin ortaklığa verdikleri zararın bu davanın konusu olmadığı, davanın TTK m. 555 vd uyarınca, şirkete ödenmesi istemiyle açacakları “dolaylı zarar” davasının konusunu oluşturacağı, bu hususun ancak anılan konuda bir dava açılması halinde asliye ticaret mahkemelerince tartışılıp karara bağlanabileceği" şeklindeki karşı görüşün kabul görmediği-
Adi ortaklıktan kaynaklı kar payı alacağının tahsili istemli davada; adi ortaklığın, web sitesi üzerinden ortak marka adı altında gerçekleştirilecek online çiçek satışlarından elde edilecek karın paylaşılması hususunda kurulduğu, sözleşme ile yönetim hakkının ilgili dönemler de ortaklardan birine tanınmış olmasının, o döneme dair yapılan satışlardan elde edilecek karın sadece yönetim hakkını elinde bulunduran şirkete ait olacağı anlamını taşımayacağı, kar payının ortaklığın safi karından dağıtılabileceği, her yıla ait kar payının o yılın sonu itibariyle yönetici ortak tarafından diğer ortağa ödenmesi gerektiği-
Davacı ve davalı ... arasında inşaat yapımına ilişkin adi ortaklık bulunduğu taraflarında kabulünde olduğundan davacı tarafından, adi ortaklığa ait taşınmazların bir kısmının davalı adına olduğu, bir kısmını sattığı, davalı ... ile davacının, arsa sahipleri ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin adi ortaklığın konusu olduğunu, yaptıkları inşaatlardan alacakları taşınmazların da adi ortaklığın malvarlığı arasında olduğu iddialarının tasfiye aşamasında dikkate alınması gerektiği-
Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ve elbirliği mülkiyeti kurallarına tabi olduğundan davanın tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerekeceği, ortakların davada mecburi dava arkadaşlığı durumunda olduğu-
Bir ortağın ortaklık gelirini paylaştırmadan kendi namına ve hesabına ortaklığa ait taşınmazları kiraya vererek paralarını toplamış olmasının, BK. 530 (TBK. 630) maddesi uyarınca, vekaleti olmadan diğer ortaklar namına tasarrufta bulunmuş sayılacağı ve BK. 414 (TBK. 530) maddesince diğer ortakların yapılan işten hasıl olan yararları temellük hakkına sahip olacağı-
İdareci ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkilerin, vekalet hükümlerine tabi olduğu özel yetki olmadıkça vekilin dava açamayacağı- Davada böyle bir ortaklık kararı mevcut olmadığından, ve vekil durumunda olup vekaletname vermiş olan idareci ortağın bu durumda dava açma hakkı bulunmadığı- Tüzel kişiliği mevcut olmayan adi ortaklık adına davayı bütün ortakların (gerçek kişilerin) veya diğer ortaklardan bu konuda açık yetki almış idareci ortağın açması gerektiği-