Davacının aracını alışveriş merkezine park ettiğini, akşam aracı almak için gittiğinde aracın yerinde bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, aracın dava tarihindeki değerinin tahsiline karar verilmesini istediği davada, her ne kadar aracını kendisinin alışveriş amacıyla bıraktığını belirtmiş ise de, sabah 9.55 dan akşam 19.00 kadar alışveriş için aracın bırakılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, davacının oğlunun alışveriş merkezinin Pet-shop'unda çalıştığı ve polis ifadesinde aracı kendisinin bıraktığını beyan etmesi karşısında aracın alışveriş merkezinin kapalı otoparkına alışveriş amacıyla gelinip bırakılmadığı, alışveriş amacı olmadan kendiliğinden mağazanın oto parkına aracın bırakılması ile tam bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunun söylenemeyeceği; uyuşmazlığın incelenmesinde taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde akdi ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, 4077 sayılı Yasa uygulanarak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacının konut olan bu yeri oturmak amacıyla satın aldığı anlaşıldığından, davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasının gerekeceği-
Dava; takibe konu ticari kredi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın çözümlenmesinde ticaret mahkemesi görevli olduğu halde, bu husus gözetilmeksizin, dosya içeriğindeki dava dışı kişiye ait tüketici kredisi ödeme planı dikkate alınarak “görevsizlik kararı” verilmesinin bozmayı gerektireceği-
Davacı avukatın, "işyeri için" ve "mesleki amaçla" klima satın aldığı ve klimanın kurulum aşamasında fanının kırık olduğunu saptayarak açtığı alacak davasında, davacı avukat "tüketici" tanımına uymadığından davaya bakmaya görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu-
Davalı müteahhitten inşa edilecek binadan bir daireyi 10.08.2005 tarihinde satın aldığını ve 25.07.2007 tarihine kadar 20.900.00.TL ödediğini ancak davalının bu tarihe kadar temel bile atmadığını belirterek ödediği bedeller ile emsal kira bedelinin tahsiline-
Tüketici hukuku; tüketicinin taraflardan birisini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığına göre; davacının bu sıfatla yaptığı işlemin de tüketici hukuku kapsamında ve onun koruması altında olacağı-
Davacı İngilizce dil kursu eğitimi almak üzere sözleşme imzaladığını, ancak kursa başladıktan kısa süre sonra, vaat edilen niteliklerde bir eğitimin verilmediğini, aldığı eğitim seviyesi ve kalitesinin kendisine söylenen nitelikleri taşımadığını, 40 kişilik sınıflarda derslerin öğretmensiz sadece kaset ve bilgisayar ekranına dayalı eğitim verildiğini görünce yazılı fesih bildiriminde bulunduğunu, ödediği miktarın tahsili için yaptığı icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali istemli dava açmış olup, sözleşmenin feshi nedenlerinden olarak gösterilen, eğitim kalitesinin düşük olduğuna ilişkin iddia, kursiyerlerin beklentilerine göre değişebilen sübjektif bir değerlendirme olup, somut veri ve sonuçlara dayanmadığından dikkate alınamayacağından taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, davacının haklı olarak feshettiğini ispatlayamadığı-