Borca batık olmayan ödeme gücü olan şirketin tenzilat konkordatosu talebini kabul etmenin İİK’nın 305/1-b maddesinde ifade edilen teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği borca batık olmayan talep eden hakkında İİK'nın 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir...
Geçici veya kesin mühlet süresi içinde başlatılan hacizlerin iptali veya mehil nedeniyle durması gereken takiplerle ihtiyati hacizlerin uygulanmamasına ilişkin şikâyetlere bakma görevinin icra hukuk mahkemesine ait olduğu (BAM Dairleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Yargıtay 6. HD. İçtihadı)-
Yapılan yargılama, toplanan deliller, komiser heyetinin olumsuz görüşü birlikte değerlendirildiğinde, şirketin ticari alacağının 47.844.812,71 TL olduğu, bu alacağın tamamının ................ Operations AB firmasından olduğu, bu firmanın da Ekim 2022 tarihi itibariyle iflas ettiği, şirketin öz varlığının -2.418.284,80. TL olduğu, şirketin aktif kaydi değerlerinin sadece 875.491,46 TL tutarında demirbaş olduğu, başka mal varlığının bulunmadığı, şirketin 30.11.2022 tarihi itibariyle kaydi değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık durumda olduğu, alacaklı olduğu şirketin iflas etmiş olmakla alacağın herhangi bir teminat altına alınmış olmadığı, geçici mühlet nedeniyle herhangi bir satış olmadığı, bu dönemde ön projedeki kaynakları temin etmeye yönelik aktif çalışmasının da bulunmadığı, konkordato projesine göre borçlarının ödemesinin bu firmadan olan alacağın tahsili ve faaliyet sonucu elde edeceği gelirler ile yapılmasının öngörüldüğü, fakat borçlu firmanın iflas etmesi nedeniyle mevcut konkordato projesinin uygulama imkanının bulunmadığı, gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, buna göre de geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine ve borca batık şirketin iflasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı şirketin geçici konkordato süresinin uzatılması ve 1 yıllık kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine, borca batık olduğu anlaşılan ............. Ticaret Sicili'nin 115934 numarasında kayıtlı talep eden ..............Tatil Hizmetleri A.Ş'nin 03.01.2023 günü saat, 10:16 itibariyle İİK 'nın 288. ve devamı maddeleri gereğince iflasına karar verilmesi gerekeceği-
Davacının geçici mühlet tarihi itibari ile 5.818.761,64 TL alacağının bulunduğu, 1.999.265,63 TL alacağın konkordato projesi kapsamında kabul edildiği- Kabul edilen miktar düşüldüğünde geçici mühlet tarihi itibari ile davacının 3.819.469,01 TL bakiye alacağının bulunduğu- Geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin konkordato projesinin infazı sırasında dikkate alınmasının gerektiği- O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş İİK'nun 294/3. maddesi gereğince ''tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağı her türlü faiz işlemesi durur hükmü ve İİK'nun 288/1 maddesi gereğince geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.'' hükümleri göz önünde bulundurularak geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işlemeyeceği dolayısıyla geçici mühlet tarihinden sonra işletilmiş faiz ve fer'ileri varsa bu kısım gözetilmek sureti ile sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olduğu-
Tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesinin karma (bileşik) konkordato olarak adlandırıldığı- Karma konkordato talep eden borçlunun borca batık olmadığı, ödeme gücü bulunduğu, tasdik edilen projenin faiz içermediği, projede hem üç ay ödemesiz dönem kararlaştırılması hem de ödemelerin beş yıl gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan yararlanan borçlunun yeni bir süreden yararlandırılmasının yerinde olmadığı- Alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülen projedeki teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı (İİK m. 305/1-b) ve neticede borca batık olmayan şirket hakkında talebin reddine karar verilmesi gerektiği-
Projesinde, "konkordatodan etkilenen adi alacaklıların, adi alacaklarının ana para kısmı hariç faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına" yer verilen konkordatonun 'tenzilat konkordatosu' örneği olduğu- İİK 308/c-III uyarınca, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacaklarının tasdik edilen konkordatodan etkilenmediği de dikkate alındığında, adi alacaklıların faiz gibi bir kısım alacaklarında tenzilat yapılması, tasdik edilen konkordato projesinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturmadığı- Talep eden şirketin faaliyetlerine, adi ve rehinli alacaklılarla yaptığı anlaşmalar uyarınca ödemelerine devam ettiği, kefil olduğu grup şirketlerinin de ayrıca konkordato talep ettiği, konkordato projelerinin tasdik edildiği, bu şirketlerin de ödemelerine devam ettiği anlaşılmakla, "tasdik edilen projenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu" gerekçesiyle "konkordato tasdik talebinin reddiyle talep eden şirketin iflâsına karar verilmesinin" yerinde olmadığı-
"Davacının 2014 tarihi itibariyle malvarlığı ve ekonomik durumunun 950.000,00 TL değerindeki bir taşınmazı satın alacak güçte olduğunu beyan etmesine rağmen, davalı taşınmaz satıcısına ödediği toplam 800.000,00 TL'nı nereden temin ederek ödediği konusunda bir beyanda bulunmadığı ve buna dair bir belge sunmadığı, davacı tarafından taşınmaz satışına ve bedel ödendiğine dair sözleşme ve belgeler adi nitelikte olup, sonradan düzenlenmesi mümkün olduğu, davacı 2014 tarihi itibariyle yüksek bir meblağ sayılan 800.000,00 TL'nı davalı borçluya taşınmaz karşılığı verdiğini tevsik edici bir delil sunamadığı, böyle bir ödemenin kendisi ve davalı borçlunun ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu ileri sürmediği, davadan önce davalı borçlunun yakınları tarafından davalı ... hakkında tapu iptali ve tescili davası açılması ve bu davalı hakkında suç duyurusunda bulunması, davacının alacağı 20.02.2014'te muaccel hale gelmesine rağmen, borçlusunun taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldıramadığı için onun ekonomik gücünün olmadığını bildiği halde pasif kalarak 4 yılı aşkın bir süre sonra alacağını tahsil için icra takibine başladığı da dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlayamadığı" gerekçesi ile 'davanın reddine' karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Tedbir kararı dikkate alındığında, rehinle temin edilmiş alacaklar yönünden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılıp, başlamış olan takiplere de devam edilmesine engel bir hükmün bulunmadığı, asıl ve birleşen dosya davacıları hakkında ipoteğe dayalı takip yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, konkordato tasdiki dosyasındaki bilirkişi raporunda davalı banka alacağının adi alacak olarak geçtiğini belirtilmiş ise de, takibe dayanak ipotek resmi senet içerikleri gözetildiğinde, takibe konu alacağın rehinle temin edildiği açık olduğu gibi, bu hususun icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu-
Alacaklı tarafından konkordato projesine “Ret” oyu kullanılmışsa da, İİK. 304/1 uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirmediği ve tasdik duruşmasına katılmadığı anlaşılan alacaklının, İİK. 308/a uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığı- "İİK 308/a'da belirtilen 'itiraz eden alacaklı' deyiminden sadece tasdik duruşmasından önce itirazlarını yazılı olarak bildirerek tasdik duruşmasına katılan alacakların kastedilmediği, alacaklılar toplantısında ya da yedi günlük iltihak süresi içinde 'Ret' oyu veren alacaklıların da kararı istinaf edebileceği, İİK 308/a'da, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise, tasdik kararının ilânından itibaren istinaf yoluna başvurabileceğinin düzenlendiği, alacaklılar yönünden kanun yoluna başvuru süresi ilândan itibaren başladığına göre, itiraz eden alacaklının tasdik duruşmasına katılma şartının aranmadığı, bu nedenlerle alacaklılar toplantısında ya da iltihak süresi içinde olumsuz oy kullanarak iradesini belli eden alacaklının kanun yoluna başvuru hakkının kabulünün gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • kayıt gösteriliyor