Takiplere konu bonolar kambiyo senedi vasfında olup, şikayetçi borçlu keşideci yönünden 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, birleştirme öncesi icra dosyalarının devamlı işlem gördüğünden zamanaşımına uğramadığı, birleşme işlemi sonrasında ise eski TTK'nın 690. maddesi yollaması ile 661. maddesi ve yeni TTK'nın 778/1-h maddesi yollaması ile uygulanması gereken 749. maddesinde öngörülen zamanaşımını kesen son işlemin 23.05.2018 tarihli bankalardan hak ve alacaklara haciz talebi olduğu ve bu tarihten itibaren başlayan 3 yıllık zamanaşımı süresi ile COVİD-19 nedeniyle duran süreler eklendiğinde şikayet tarihi (24.06.2021) itibariyle henüz zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı bononun 29.04.2013 olan düzenlenme tarihi itibariyle poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyene) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu ve hamilin, cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresi bir yıl olduğu-
Aciz vesikası iptal edildiği tarihe kadar geçerli olduğundan, iptaline kadar verildiği tarihe kadar zamanaşımı süresinin işlemeyeceği- Bu tarihten sonra, şikayet tarihine kadar üç yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşıldığından, icranın geri bırakılması isteminin reddi gerektiği- "Aciz vesikasının verildiği tarihi ile (2014) takip dosyasının yenileme tarihi (2022) arasında takibin ilerlemesine yönelik icra takip işlemi bulunmadığından takibin kesinleşme sonrası aşamada zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiği" şeklindeki karşı görüşlerin kabul edilmediği-
Somut olaya konu olan bono, 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde icraya konulmadığından kambiyo senedi niteliğini yitirdiği;bu nedenle, senedin tek başına temel ilişkiyi ispat açısından yeterli bir belge olarak kabul edilemeyeceği- Davacının imzasını taşıyan bu belgenin yazılı delil başlangıcı sayıldığı ve aradaki temel ilişkinin zamanaşımı süresine tabi olduğu- 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/8 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek (yazılı) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihi; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınamayacağı- Zamanaşımına uğrayan bononun ilk bakışta kambiyo senedi niteliğini kaybettiği görülmekle,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve hukuka uygun bulunmadığı-
Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zaman aşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, bu Kanun’la belirtilen süreler 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuş olup, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre de, 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi 01.05.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatıldığı, takip hukukuna ve icra iflas kanunları ile belirtilen sürelerin 13.03.2020 tarihi ile 15.06.2020 tarihleri arasında durmuş olduğundan bu tarihler arasında geçen sürelerin hesaba katılmayarak yapılan hesaplamada takibe mesnet zaman aşımı iddiasında bulunan bonolar hakkında yasal süresi içerisinde takip başlatılmış olduğu, borçlunun borca itirazını İİK'nın 169/a maddesinde açıklanan belgelerle ispat edemediği, icra mahkemesinin dar yetkili mahkeme olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasının olanaklı olmadığı-
Borçlu hakkında 17.10.2019 tarihinde takip başlatıldığı, 17.11.2019 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren alacaklı bir yıllık zaman aşımı süresi içinde şikayetçi borçlu yönünden zaman aşımını kesecek nitelikte takip işlemi yapmadığından bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesi icranın geri bırakılmasına karar verildiği-
Dosyada zamanaşımını kesen son işlem tarihinden itibaren dava tarihine kadar üç yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden, bonoya dayalı takipte üç yıllık zamanaşımının gerçekleştiği ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-  Takip açıldıktan sonra, banka tarafından alacağın varlık şirketine devredilmesiyle zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun kabul edilemeyeceği-
TTK.'nun 750. maddesinde ise zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiş olup, bu sebeplerden birinin de alacaklı tarafından yapılan icra takip talepleri olduğu, haciz talebi de bir icra takip talebi olduğundan haciz talebinde bulunulması ile zamanaşımının kesileceği-
İstinaf ve temyiz yoluna başvurunun satıştan başka icrai işlemleri durdurmayacağı, meskeniyet şikayetinin reddine ilişkin karara karşı borçlu kanun yoluna başvurmuş olup "borçlunun başka malvarlığı olmadığı" gerekçesi ile "zamanaşımının kesildiğinin kabul edilemeyeceği", borçlunun işe girme ya da miras yoluyla mal edinebilme ihtimalinin mevcut olduğu gözetilerek icra takibini ilerletmeye yönelik başka taleplerde bulunabileceği dikkate alınmak suretiyle, İİK. m 71/son; 33/a uyarınca, bonoya dayalı takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımına uğradığına yönelik başvurunun esasının incelenmesi gerektiği-
Takibin kesinleşmesinden önce borçlulara ödeme emri gönderilmesine karar verildiği tarih ile ödeme emrinin yeniden tebliğe çıkarıldığı tarih arasında alacaklı tarafından zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından TTK’nun 661/1. maddesinde ön görülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin görüldüğü, o halde, ilk derece mahkemesince, borçluların takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı nedeni ile İİK'nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor