9. HD. 02.06.2021 T. E: 5588, K: 9812-
Yıllık izin ücreti alacağının feshe bağlı alacaklardan olduğu, ancak iş sözleşmesinin feshi hâlinde yıllık izin hakkının ücrete dönüştüğü ve fesih şartının gerçekleşmesi ile birlikte kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenebileceği- 6111 s. K. mad. 166/5 uyarınca, ihtiyaç fazlası olduğu belirlenerek devri yapılan işçilerin, yeni görev yerlerine bu hususun kendilerine tebliğinden itibaren beş iş günü içinde başlamalarının zorunlu olduğu, bu süre içinde işe başlamayan işçilerin iş sözleşmelerinin sona erdirileceğine dair hükümden belirtilen süre içinde işe başlayan işçiler yönünden iş sözleşmesi sona erdirilmeksizin iş sözleşmelerinin devredildiği sonucuna ulaşıldığı- Davacının, beş iş günü içerisinde yeni görev yerinde çalışmaya başlaması ile aranılan fesih şartı da gerçekleşmemiş olduğu- Davacının iş sözleşmesinin dava dışı idareye devredilmesi neticesinde iş sözleşmesinin hâlen devam ettiği anlaşıldığından, İş K. mad. 59 uyarınca, iş sözleşmesinin feshi ile talep edilebilecek yıllık izin ücretine hak kazanamayacağı- 6111 s. K. mad. 166/6 ile devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan Kurum’un sorumlu tutulamayacağından bahsedilmiş ise de; iş sözleşmesi sona ermeyen davacının yıllık izin ücreti alacağı henüz doğmadığı, dolayısıyla dava konusu yıllık izin ücreti alacağının devir tarihinde doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken bir borç olmadığı anlaşıldığından bahsi geçen hükmün, eldeki davaya uygulanmasının mümkün olmadığı-
İşçinin önceki döneminin kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmiş olmasının, izin ücreti alacağının tespiti yönünden hizmet dönemlerinin birleştirilmesine engel olmayacağı- M.lik işçilik dönemlerindeki çalışma sürelerinin izin ücreti alacağı tespitinde dikkate alınamayacağı- M.lik işçi çalıştırılmasının gerçekten mevsime bağlı olarak gerçekleştirilmesinin gerektiği; aksi takdirde işçinin aralıklı olarak çalıştırıldığının kabul edilebileceği- Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş akdinin sona ermesinin gerektiği- İş akdinin sona erme şeklinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının bir öneminin olmadığı-
Davalıya ait iş yerinde; 7 yıl, 10 ay, 21 gün çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığının kabulüne göre, yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapıldığı, davacının çalışma süresi boyunca hiç ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanının alınması gerektiği-
İşçinin hizmet süresinin, hizmet döküm cetvelinde geçen sürelerle sınırlı olarak belirlenmesi; işçiye ödenen aylık ücretin miktarının ise, taraf iddia ve savunmaları, tanıkların beyanları ile tüm dosya içeriğine göre; davacının son aldığı ücretin 1.350,00 TL brüt değil, 1.350,00 TL net olarak kabul edilmesi ve davacı tarafça talep edilen alacakların bu ücrete göre belirlenmesi gerektiği- İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu ve bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin, haklı olup olmadığının önemi bulunmadığı; ayrıca, yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olup, işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/8. maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiş olup, ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def’i, savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldıracağından- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447. maddesi ile sözlü yargılama usulünün kaldırıldığı, aynı yasanın 316. maddesi ve devamı gereğince iş davaları için basit yargılama usulünün benimsendiği, bu durumda ilk oturuma kadar zamanaşımı definin ileri sürülmesi, hatta ilk oturumda sözlü olarak bildirilmesinin mümkün olmadığı ve ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği-
Emeklilik öncesi ve emeklilik sonrası olmak üzere iki dönem halinde çalıştığını ve tüm çalışma dönemi boyunca yıllık izin kullanmadığı iddia eden davacının "27 tam yıl boyunca hiç yılık izin kullanmadığının" kabulü ile hesaplama yapmasının hatalı olduğu- Davalının dosyaya sunduğu tarihsiz, davalıya hitaben yazılan ve davacı tarafından imzası inkar edilmeyen dilekçede yıl ve gün belirterek izin talebinde bulunmuş olup, davacı bu belgenin işveren tarafından kendisi yanıltılarak alındığını iddia etse de belgenin irade fesadına bağlı olarak alındığını usulüne uygun olarak da ispat edemediğinden, imzası inkar edilmeyen söz konusu belgenin davacıyı bağlayacağı ve bu belgede belirtilen yıllar ile sınırlı olarak davacının yıllık izin talebinin değerlendirilmesi gerektiği-
İşçinin, işyerinde çalıştığı yedi yıl sekiz aylık hizmet süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu- İş Kanunu'nun 59. maddesi gereğince, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu, ayrıca sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının bir öneminin bulunmadığı- Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olduğu, bu durumda işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını 'imzalı izin defteri' veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği- İş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkının 'izin alacağı'na dönüşeceği, bu sebeple zamanaşımının da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlayacağı-
22. HD. 28.03.2019 T. E: 2016/8336, K: 6826-
22. HD. 28.03.2019 T. E: 2016/8474, K: 6931-
22. HD. 28.03.2019 T. E: 2016/8339, K: 6827-