Telekonferans yöntemiyle görüşmenin gerçekleşmesinin, işçi ve işveren temsilcisinin aynı yerde olmasının tek başına iradeyi sakatlayan nitelikte olmadığı-
Davacının üzerinden çok sene geçtiği için ne kadar yıllık izin kullandığımı hatırlamadığı, işlerimiz çok yoğun olduğu için bayram tatilleri ile birleştirip yıllık izin kullandığını iddia ettiği, ancak davacının davalı işyerinde genel müdür (üst düzey yönetici) olarak çalıştığı ve yıllık izin belgesini düzenlettirme yetkisine sahip olduğu - Davacının 9 yıllık süre içinde izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi beyanında da izin kullandığını belirttiği, ancak ne kadar yıllık ücretli izin kullandığı yönünde net bir açıklamada bulunmadığı- O halde dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, davacının üst düzey yönetici olması ve kaç gün yıllık izin kullandığına dair net bir beyanı olmaması dikkate alındığında ilk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan yıllık izin miktarından %50 oranında indirim yapılmasının gerekli olduğu-
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin işyerinde yatırım/araştırma/hisse senedi araştırma/kıdemli analist olarak çalıştığı, doğum iznini kullandığı sırada işverence yerine başka bir kişinin istihdam edildiği, davacı- işçinin doğum izni sonrası işe başladığında kendisine sigorta sektörünü takip işi verildiği, davacı işçinin bu pozisyonda çalışmayı kabul etmediği ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin sabit olduğu - Dosya kapsamındaki deliller, dinlenen tanıkların anlatımı dikkate alındığında davacı işçinin doğum iznine ayrıldığı, doğum izni sonrası davacıya eski işi yerine başka bir iş teklif edildiği, bu işin davacının uzmanlık alanının dışında olduğu davacı tarafından ispat olunduğu - Davacının 4857 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin son fıkrası uyarınca bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğu, böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat yükü üzerinde olan işverenin davacının doğum öncesindeki konumunun ve görevinin doğum sonrasında hangi sebeplerle değiştirildiğini, davacıya farklı muamele yapılmasını gerektiren nedenleri somut olgularla ortaya koyamadığı, dolayısıyla ayrımcılık tazminatı talebinin kabulünün gerektiği-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ve prim alacaklarının ispatı, hesaplanması ve ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır...
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olduğu- İşverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamasının gerektiği- İspat yükü üzerinde olan işverenin, işçiye yemin teklif edebileceği- Sözleşmenin feshi hâlinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretin işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkının izin alacağına dönüştüğü, zamanaşımının da, iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlayacağı-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeTaraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücreti, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesaplanma yöntemi, yıllık izin ücreti, zamanaşımı ve faiz başlangıcı noktalarında toplanmaktadır...
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, fazla çalışma alacağı yönünden talebin aşılıp aşılmadığı, yıllık ücretli izin, ücret, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile kıdem tazminatı alacağı olup olmadığı, vekalet ücreti hesabının doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır...
9. HD. 16.06.2022 T. E: 5887 , K: 8005
9. HD. 14.10.2021 T. E: 7911, K: 14361-
Yıllık izin ücretinin tabi olduğu zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu- Kısmi olarak açılan davada, ıslah tarihi itibariyle, fesih tarihinin üzerinden beş yıldan fazla bir sürenin geçtiği, yıllık izin ücretinin tabi olduğu beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görüldüğünden, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı savunmasına değer verilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-