TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Özel Borç İlişkileri > - Vekâlet İlişkileri > - Vekâlet Sözleşmesi > - C. Hükümleri > - II. Vekilin borçları > - 2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme > Madde 506 - a. Genel olarak
Davalının vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılan davada; vekilin, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlü olduğu; müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlü olduğu; vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerlerin öncelikle dahil olduğu; davalı vekilin satış bedelini aldıktan sonra davacıya ödeme yaptığını ispatla mükellef olduğu-
Mirasçıların birbirlerine karşı açacakları tapu iptali ve tescil davalarında, mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan, pay oranında tapu iptali ve tescil isteyebilecekleri, buna karşın mirasçı olmayan kişiler aleyhine açılacak davalarda ise, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olup, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf edeceklerinden, pay oranında tapu iptali ve tescil isteyemeyecekleri-
Avukatın, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli ve müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorunda olduğu, aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekeceği- Azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkilin avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, buna karşılık haksız azil halinde avukatın, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu, somut olayda, davalı tarafın, azil iradesinin bildirimine ilişkin ihtarnamesinde açıkladığı azil sebebiyle bağlı bulunmadığı, görülmekte olan davada yeni ve başkaca azil sebeplerini bildirebileceği, azlin haklı olduğu yönündeki savunmasını da bu sebeplere dayandırabileceği kabul edilerek mahkemece, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık konusu olan, "azlin haklı olup olmadığı" hususu ile ilgili, davalının eldeki davada ileri sürdüğü tüm azil sebepleri incelenip, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-