Feragatin yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına geldiği, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmadığı- Feragatin, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkün olduğu-
Davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı ve davacı vekilinin mahkemeye ibraz ettikleri yazılı beyanlarında davayı takipten vazgeçildiğinin açıkça ifade edilmesi durumunda, bu hususun kesin hükmün bütün sonuçlarını doğuran "davadan feragat" olarak değerlendirilemeyeceği; davacı vekilinin davayı takipten vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, davalı idareye takip yetkisi sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği-
Birleştirilen davalarda hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tespit edilen bakiye asıl alacak ve reeskont faiz alacağı talebinde bulunmuş ise de icra takibi sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayan davacının; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 309/3. maddesi hükmüne göre bu tarihten sonra yapılacak takiplerde ve/veya açılacak davalarda kısmi feragat halinde feragat edilen kısım açıkça belirtileceğinden, davanın dayanağı ilamsız icra takibi 01.10.2011 tarihinden önce yapıldığından; artık fazlaya ilişkin kısımdan feragat etmiş sayılacağı ve bakiye alacak talebinde bulunamayacağı-
Davadan ve temyiz isteminden feragat edilen bu durumda öncelikle davadan feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasının gerektiği-
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davası-
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerektiği-
