Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan İhtiyari Arabuluculuk anlaşmasının, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre eldeki davaya etkisinin değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan araçta yolcu konumunda bulunan davacının 10.05.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebi-
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesinin gerekli olduğu; belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği
İtiraz Hakem Heyetince olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesinin zorunlu olduğu; belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği-
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği- Aktüer raporundaki hesaplamanın, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılacağı-
Uyuşmazlığın; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğu-Bir dava şartı noksanlığı taraflarca sonradan giderilebilecek ise, bu durumda hakimin acele etmemesi gerektiği, somut davada, dosya kapsamından davacı asılın yargılama sırasında vefat ettiği, İtiraz Hakem Heyetince 09.11.2022 tarihli ara kararla vekilinin dosyaya sadece veraset ilamı ibraz ettiği belirtilerek, davacı vekiline "...tüm mirasçıların davaya katılım veya vekaletini sağlaması için 30 günlük süre verilesine.." karar verildiği ancak bu sürenin kesin süre olmadığı gibi sonuçlarının da ihtar edilmediği, kaldı ki davacı vekilince mirasçılardan dördünün vekaletinin verilen sürede tamamlandığı, ancak mirasçılardan O. Ş. yurt dışında olduğundan vekaletinin ibraz edilemediğinin bildirildiği, bu mirasçının vekaletinin de 19.12.2022 tarihinde alındığı ve dosyaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı- Bu durumda, davacı asılın vefatının ardından vekiline usulünce kesin süre verilerek gereği yerine getirilmediği takdirde sonuçları açıklanmaksızın, gelinen aşamada mirasçıların tamamının vekaletinin dosyaya eklendiği de gözetildiğinde, verilen sürede vekaletname eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı-
Davacı vekilinin vekalet ücreti itirazı dışında karara itirazı bulunmadığından önceki karardaki tazminat hesap yöntemi ile tazminat tutarı davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu; buna göre %17 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamada bulunan tazminat tutarı, son rapordaki %25 oranına göre aynı yöntemle yapıldığında, ilk karardaki 96.710,00 TL'den fazla çıkacağı kesin olup, bu nedenle yeniden tazminat hesabı yaptırılmasına gerek bulunmadığı-
Davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-