Kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesini yansıttığının kabul edileceği- "Taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu" iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu hususta yazılı tahliye taahhütnamesi ile aynı kuvvette delil sunamaması karşısında hukuken geçerli tahliye taahhütnamesi doğrultusunda tahliliye karar verilmesinin yerinde bulunduğu- "Kira sözleşmesinin ekiymiş gibi imzalatılan belgenin aslında bir tahliye taahhütnamesi olduğunun ve şirketin Türkçe bilmeyen yabancı yetkilisinin iradesinin fesada uğratıldığının sonradan öğrenildiğini, işlemin yapıldığı dili bilmeyen tarafın işlemin içeriğini anlamasının mümkün olmadığı gibi sağlıklı bir iradeye de sahip olamayacağı, kira bedeli artışı için silah olarak taahhütnamenin kullanıldığını ve bu hususun e-mail yazışmalarından anlaşılacağını, kira süresi bitmeden tahliye taahhüdü imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu" ileri süren davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği-
Uyuşmazlık tahliye taahhüdüne dayalı Örnek No:14 tahliye emrine ilişkin olup tahliye taahhüdü verilen taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinde yıllık kira bedelinin 39.600,00-TL olduğu, bu haliyle Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile ihtilaf konusu miktarın temyiz kesinlik sınırının altında oduğu-
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği ve dava konusu kiralananın aile konutu olması halinde dahi dava dışı eş takip tarihine kadar kiralayana bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline gelemeyeceği- İcra takibinde haklılık durumunun takip tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece açılan davanın bekletici mesele yapılmamasının da yerinde olduğu-
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde bulunan tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi açık bir şekilde yer almadığından TBK'nun 352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemeyeceği-
Davacı alacaklı kiraya veren, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine kesinleşen takip nedeniyle 10.06.2015 tarihinde açtığı dava ile tahliye isteminde bulunduğundan, mahkemece, işin esası hakkında karar verilmesi gerekeceği-
İtiraz yedi günlük yasal süreden sonra yapıldığından takibin kesinleştiği, davacı alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararının olmadığı, mahkemece bu nedenle itirazın kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Mirasçılar arasında mecburi takip arkadaşlığı bulunduğundan, , tüm mirasçıların takipte yer alması gerektiği-
İİK.nun 18. maddesine göre, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder hükmünün ilamsız tahliye takibinde uygulanmaması gerektiği, icra mahkemesinin duruşma yapmasının zorunlu olduğu-
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu borca itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 274. maddesine göre itirazın tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesinin gerekeceği, icra dairesine yasal sürede başvurulması halinde borçlunun itirazının, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davasında inceleneceği, şikayet yoluyla icra mahkemesinden takibin iptalinin istenemeyeceği-
Davacının (kiralayanın), noterlikçe re’sen düzenlenmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, takibe itiraz etmiş olması halinde, icra mahkemesinden, kiralananın tahliyesini isteyemeyeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor