Dava dilekçesinde "saklı payların verilmediğinden bahsedilerek mahfuz hisse araştırması yapılmasının" talep edildiği, mahkemece ana vakıaya zımnen bağlı olan tenkis istemi yönünden hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında talebin açıklattırıldığı, davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları reddedilerek yargılamaya tenkis istemi yönünden devam edildiği, buna karşılık davanın reddine ilişkin gerekçeli kararda davacıların tenkis talebi yönünden hüküm kurulmadığı, ne var ki karar gerekçesinde "sonradan sunulan dilekçe tarihi dikkate alındığında hak düşürücü sürenin dolduğundan" bahsedildiği, bu karara karşı davacılar vekili tarafından sunulan istinaf ve temyiz dilekçelerinde ısrarlı şekilde "tenkis talebi yönünden" bir karar verilmemesinin açıkça itiraz konusu yapıldığı dikkate alındığında, dava dilekçesinde tenkis talebi yönünden yeterli açıklamanın bulunduğu, dolayısıyla hak düşürücü sürenin dolmadığı ve tenkis istemi yönünden eksik harcın tamamlatılıp esasa girilmesi gerektiği- "Davacıların dava dilekçesinde tenkis talebine ilişkin iddianın yer almadığı, saklı pay ihlâlinin vasiyetnamenin iptali sebebi olarak ileri sürüldüğü" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından kabul edilmediği-
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru ...
İlgili bağlantılar
