Taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında bedel farkı olduğu, davalının rayiç bedeli ödediğine ilişkin sunduğu belgelerin, bu ödeme için yapıldığının ispatlanamadığı, ancak dava konusu bağımsız bölüme ilişkin tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın dava dışı bir başka kişiye onun tarafından da  bir başkasına satıldığı anlaşıldığından, anılan şahısların davacı alacaklı tarafından davaya dahil mi edileceği yoksa davanın bedele mi dönüşeceği tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Davalı vekilinin verdiği cevap dilekçesinde, 'müvekkilinin taşınmazda 10 yılı aşkın zamandır oturduğunu, paraya ihtiyacı olduğu için borçluya sattığını, ancak okula yakın olması nedeni ile taşınmazda kiracı olarak oturmaya devam ettiğini, borçlu satmaya karar verince yeniden satın aldığını, borçlunun taşınmazı satın alırken çektiği kredinin kalan kısmını kendisinin ödediğini' belirttiği, iptali istenilen satıştan önce borçlu ve davalının birbirlerini tanıdıkları, alım-satım ve 3 yıla yakın zaman kiracılık ilişkisi bulunduğu sabit olduğundan, İİK. m. 280 gereğince üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı Eser D. vekili tarafından temyiz ed ...