Davacı, dava dilekçesinde "ayıbın giderilmesi, olmadığı taktirde ayıpsız misli ile değiştirilmesini" talep etmişse de ayıba bağlı seçimlik haklar yönünden, tüketicinin tercihi yönünde verilecek hükmün hak ve menfaatler dengesini aşırı ölçüde bozar mahiyette olmaması gerekliliğinin kabul edildiği- Bilirkişi raporlarıyla 2016 üretim yılı itibarıyla zaten araçta bulunmayan söz konusu (şerit korumaya ilişkin) sistemin sonradan takılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, 2016 model aracın üretimde olmadığı anlaşılmış ise de "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği TBK. m. 219 hükmü de nazara alınmak suretiyle davalıların, davacıya bildirdikleri niteliğin, dava konusu araçta bulunmaması sebebiyle davacıya karşı sorumlu olduklarının kabulü gerektiği- Davacının satın aldığı araca ait broşürdeki hatalı bildirim sebebiyle eğer araç tasarımı müsait olsaydı takılabilecek sistemin bedelinin, davacının aracı satın aldığı tarihteki kur üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi gerektiği- "Dava konusu araca ait broşürde ve internet sitesinde aracın anılan sisteme sahip olduğu belirtilmesine rağmen gerçekte 2016 model araçlarda bu sisteminin olmadığın, tasarımında olmayan bir otomobile de sonradan takılmasının teknik olarak mümkün bulunmadığı, davacının ayıbın giderilmesini, olmadığı takdirde ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmesi, aracın üretim yılı nedeniyle söz konusu sistemin zaten olmaması ve bu nedenle onarım veya misli ile değişimin mümkün bulunmaması, tacir olan davacının, satın aldığı aracın hangi teknik özelliklerinin mevcut olduğunu basit bir araştırma ile öğrenebilecek durumda olması karşısında davanın reddi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar ...
İlgili bağlantılar
