İtirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince itirazın "kısmen" iptaline karar verildiği uyuşmazlıkta, kararın sadece alacaklı tarafından istinaf etmiş olduğu ve istinaf mahkemesince “itirazın iptali kararını kaldırarak” yeniden hüküm kurulması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği- Borçluların itirazlarının asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiş olup bu kısım yönünden davalı borçlular vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiğine göre takibin asıl alacak kısmının kesinleştiğinin kabulü gerektiği- Kararın istinaf kanun yoluna konu edilmeyen yönlerinin "usuli kazanılmış hak" oluşturduğu için değil, taraflarca itiraz edilmediği için "kesin hüküm" niteliğinde olduğu- İlk derece mahkemesi kararının istinaf mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf etmesi üzerine kaldırılmış olmasının asıl alacak yönünden kararın infazını önlemeyeceği- İİK m. 40'ın ilâmlı takiplerde uygulanabilen bir hüküm olup uyuşmazlık konusu takipte kıyas yoluyla uygulanamayacağı ve asıl alacak kısmı yönünden takibe devam edilerek ihalenin yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu- "HMK m. 353/1-a-6 uyarınca istinaf mahkemesince verilen kararla ilk derece mahkemesinin itirazın iptaline ilişkin kararının hukuken geçerliliğini yitirdiği, kaldırma kararıyla alacaklı lehine usuli kazanılmış hakkın değil, "aleyhe hüküm verme yasağının" oluştuğu ve bu kaldırma kararından sonra itirazın hükümden düşürüldüğünden söz edilemeyeceği, takibin durmaya devam edeceği, ihalenin yapılamayacağı" şeklindeki görüşlerin HGK çoğunluğunca benimsenmediği-

Taraflar arasındaki ihalenin feshi isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dai ...