İlk Derece Mahkemesince davacı- davalı kadın her ne kadar tam kusurlu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadına kusur olarak yüklenen vakıalara yönelik tanık beyanlarının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak, erkeği haklı çıkarmaya yönelik izahlardan ibaret olduğu, o halde; kadına bu vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceği, bu itibarla her iki tarafın da kusuru ispat edilememiş olup davalı- davacı erkeğin davasının da reddi gerekeceği-

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi karşı davanın kabulü, da ...