Mahkeme kararlarında gerekçe ile hüküm fıkrasının tam bir uyum içinde olması ve dava konusu edilen her bir talep hakkında hüküm fıkrasında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmasının zorunlu olduğu, gerekçede ecrimisil isteminin reddi gerektiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında bu talebe ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğu, ayrıca Yargıtay tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin esastan verdiği kararın bozulması üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesinin derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararını tekrar ortadan kaldırmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar ...